Doğa Sporları - DoğaKolik

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
KUŞ TÜRLERİ / Alaca balıkçıl (Ardeola ralloides)
« Son İleti Gönderen: GeZGiN Bugün, 12:15:03 »
Alaca balıkçıl (Ardeola ralloides), balıkçılgiller (Ardeidae) familyasına ait bir kuş türü.



Küçük bir balıkçıl olup 40–49 cm uzunluğunda, 82–95 cm kanat açıklığındadır. Göçmendirler, kışı Afrika'da geçirirler. Kısa bir boyun, kısa kalın gagayla bodur bir türdür. Kahverengimsi sarı-kahverengi arkaları vardır. Yazın erişkinleri uzun boyun tüyleri vardır. 3-4 yumurta bırakırlar. Böcek, balık ve amfibilerle beslenirler.
2
KUŞ TÜRLERİ / Gece balıkçılı (Nycticorax nycticorax)
« Son İleti Gönderen: GeZGiN Bugün, 12:12:58 »
Gece balıkçılı (Nycticorax nycticorax), balıkçılgiller (Ardeidae) familyasına ait orta boyutlarda bir balıkçıl türü.



Erişkin 64 cm büyüklüğünde ve 800 g ağırlığındadır. Siyah bir tacı ve arkası vardır, vücudun geri kalanı beyaz veya gridir. Gözleri kırmızı ve kısa bacakları sarı renklidir. Genç kuşlar kahverengi olup beyaz ve gri beneklerler kaplıdır. Bunların kısa boyunlu ve güçlü balıkçıllardır.

Bu kuşlar çoğunlukla geceleyin suyun kenarında avını pusuya düşürmek için beklerler. Gün esnasında ağaçlar veya çalılıklarda dinlenirler. Öncelikle, küçük balıklar, kabuklular, kurbağalar, suya ait böcekler ve küçük memelileri yerler.
3
KUŞ TÜRLERİ / Küçük balaban (Ixobrychus minutus)
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 18 Kasım 2019, 10:48:30 »
Küçük balaban (Ixobrychus minutus), balıkçılgiller (Ardeidae) familyasınaait bir kuş türü.

Afrika, orta ve güney Avrupa, batı ve güney Asya ve Avustralya'da yayılış gösterirler. Göçmendirler.



Özellikler
Bu çok küçük balıkçıl, 27–36 cm büyüklüğünde, 40–58 cm kanat açıklığında ve 60-150 gr ağırlığında olup Ixobrychus'un diğer türleri içinde dünyadaki en küçük balıkçılların biridir. Kısa bir boyunları, uzunca gagaları ve kahverengimsi sarı alt parçaları vardır. Erkeğin arkası ve tacı siyahtır ve kanatlar her kanattaki büyük beyaz bir yamayla siyahtır. Dişinin, daha kahverengi bir arkası ve kahverengimsi sarı-kahverengi bir kanat yaması vardır.

Taksonomi
Dört tane alt türü vardır, bunlar:

•   Ixobrychus minutus minutus (Linnaeus, 1766). Avrupa, Asya, kuzey Afrika; kışın ise sub-Sahra Çölü Afrika ve güney Asya.
•   Ixobrychus minutus payesii (Hartlaub, 1858). Sub-Sahra Çölü Afrika, yerleşik.
•   Ixobrychus minutus podiceps (Bonaparte, 1855). Madagaskar, yerleşik.
•   Ixobrychus minutus dubius (Matthews, 1912). Avustralya, Yeni Gine, yerleşik.
Soyu tükenmiş olan Ixobrychus novaezelandiae önceden küçük balabanın bir alt türü olarak düşünülüyordu.

Davranış
Küçük balabanın habitatı saz yataklarıdır. Fundalık, sazlık platformlarda yuva yaparlar ve yuvalarına 4-8 yumurta koyarlar. Saz yataklarında gizlenebildikleri için zor görülürler. Böcek, balık ve amfibilerle beslenirler.

4
KUŞ TÜRLERİ / Bayağı balaban (Botaurus stellaris)
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 18 Kasım 2019, 10:44:13 »
Bayağı balaban (Botaurus stellaris), balıkçılgiller (Ardeidae) familyasına ait bir kuş türü.



Büyük, tıknaz, kahverengi bir kuştur. Botaurus lentiginosusa çok benzer. 69–81 cm uzunlukta, 100–130 cm kanat açıklığına sahiptir. Genellikle yalnızdır, balıkları ve amfibileri avlar. Eğer görüldüğünü hissederse, hareketsiz durur. Şafak ve günbatımında en aktiftir. Suyun, kışın donduğu alanlardan güneye göç ederler.
5
KAYA TIRMANIŞ BÖLGELERİ / Kaya tırmanışçıları rotasını Diyarbakır'a çevirdi
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 17 Kasım 2019, 07:44:05 »
Diyarbakır'ın, sarp kayalıklar, kaynak suyu ve doğal güzelliklere sahip Çermik ilçesinde, Kaymakamlık ve Türkiye Dağcılık Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen organizasyonla Sinek Çayı mevkiinde kaya tırmanışı yapıldı.



Diyarbakır'ın Çermik ilçesindeki turizmi canlandırmak isteyen Çermik Kaymakamı Nazlı Demir, Sinek Çayı'nın potansiyelini göz önünde bulundurarak, kamp, mesire alanı ve yüzme alanlarının bulunacağı bir kanyon projesi hazırlamak için Karacadağ Kalkınma Ajansından teknik destek aldı.

Türkiye Dağcılık Federasyonu ile yapılan görüşmede "bölgenin kaya tırmanışı açısından önemli potansiyelinin bulunduğunun" belirtilmesi üzerine, dağcı ve sporculara yönelik organizasyon düzenlendi.

Ülkenin farklı illerinden gelen sporcuların aldığı 4 günlük eğitimin ardından, sarp kayalıkların bulunduğu Sinek Çayı bölgesinde tırmanışa elverişli 15 rota belirlendi.



Sporcuların kaya tırmanışı yaptığı ilçede, rota sayısının artırılarak, iyi bir tanıtımla hem doğa turizmine katkı sağlanması hem de dağcılık alanında milli sporcular yetiştirilmesi hedefleniyor.

"Güneydoğu'da kaya tırmanışı anlamında tek merkez"

Kaymakam Nazlı Demir, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından sağlanan teknik destekle Sinek Çayı civarındaki kanyonlarla ilgili proje hazırlamak için çalışma başlattıklarını söyledi.

Proje aşamasında kanyonların dağcılar için önemli bir potansiyele sahip olduğunu öğrendiklerini belirten Demir, "Çermik bu anlamda Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde önemli potansiyele sahip bir merkez haline gelecek. Şu an itibarıyla hem Diyarbakır'da hem de Güneydoğu'da kaya tırmanışı anlamında tek merkez. Kanyon devamında yaklaşık bin rotaya ulaşacak bir potansiyele sahip" dedi.

Çermik'i dağcılar, kaya tırmanışı sporcuları için önemli bir merkez haline getirmek istediklerine işaret eden Demir, "Sadece dışarıdan gelen sporcular için değil hem Çermik hem de Diyarbakır'daki çocuk ve gençlere yönelik de çalışmalar yapıp, milli sporcular yetiştirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.

"Çermik'i istiyoruz ki tüm dünya tanısın"

İlçenin tarihi, doğal güzellikleri ve kaplıcalarıyla önemli turizm potansiyeli taşıdığını vurgulayan Demir, yakın zamanda turizm master planı için çalışma başlattıklarını, bununla ilçenin turizm anlamında önemli bir merkez haline geleceğini kaydetti.

Demir, ilçeye yönelik projeler hazırlandığını dile getirerek, "Çermik eşsiz bir yer, istiyoruz ki tüm dünya tanısın. Çermik geçmişten bu yana yerli ve yabancı birçok turisti ağırlıyor. Misafirperverliğimizle Çermik her anlamda ciddi bir turizm merkezi haline gelecek ve kalkınacak, böylece bölgeye de katkı sağlayacak. En önemli özelliğimiz huzur ve güven ortamımız" dedi.

Profesyonel dağcı ve eğitmen Öztürk Kayıkcı da yaklaşık 30 yıldır kaya tırmanışı yaptığını, eğitim kapsamında Çermik'e geldiklerini söyledi.

Federasyon olarak 2 eğitmen eşliğinde sporculara hem teorik hem de pratik eğitim verdiklerini dile getiren Kayıkcı, "Burası inanılmaz derecede güzel, kayalar tırmanışa çok uygun. Bizim için her şeyden önemlisi kayaların sağlam oluşu. Doğanın güzelliği ile tırmanışın ardından tertemiz suda yüzebiliyoruz. İleriki yıllarda burası kaya tırmanıcıları için çok önemli bir yer olacak" diye konuştu.

"Antalya Geyikbayır köyünde bin 500 rota var, senede yaklaşık 25 bin kişi geliyor. Neden burası da olmasın? Sponsor bulunursa burası da çok büyüyecektir. Böylelikle doğa sporları turizmi başlayacaktır" ifadelerini kullanan Kayıkcı, hazırlayacakları rehber kitaplarda bölgeyi tanıttıklarını, dağcıların bu bölgeleri tercih etmelerini sağladıklarını vurguladı.

"Burada eğitim kampı açacağız"

Antalya'dan gelen Volkan Özkan ise, 18 yıldır dağcılık ve kaya tırmanışı yaptığını aktardı.

İlçede farklı dereceler ve stillerde rotalar oluşturduklarını dile getiren Özkan, "Kayalar çok güzel. Geyikbayır ve Aladağlar kadar potansiyeli olan bir yer. Coğrafya çok güzel, insanlar çok misafirperver. Diyarbakır'da dereceye girmiş arkadaşlarımız için bu rotalar çok faydalı olacaktır. Çünkü sadece salonlarda değil doğal kayalarda da antrenman yapıp, dünya çapında ünlü tırmanıcılar olabileceklerini düşünüyorum" diye konuştu.

Federasyon üyelerinden beden eğitimi öğretmeni Tekin Toprak da yaklaşık 5 kilometrelik kanyonun tırmanış sporu için çok uygun olduğunu belirtti.

Bölgenin kış aylarının güneşli geçmesinden dolayı tırmanışa elverişli olduğunu anlatan Toprak, "Çermik, Diyarbakır'ın doğa güzellikleri bakımından en iyi ilçelerinden biri. İlerleyen dönemde Federasyon olarak burada eğitim kampı açacağız. Buraya aynı anda 150-200 sporcunun gelmesiyle tanıtımı yapılacak, turist sayısı artacaktır. Bu etkinlikler Çermik'e turizmde önemli katkı sağlayacak" dedi.


6
ŞIRNAK / Cehennem Deresi
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 17 Kasım 2019, 07:35:38 »
Şırnak'ın İdil ve Güçlükonak ilçeleri arasında yer alan Cehennem Deresi, serin havası, bereketli suyu ve benzersiz doğasıyla dikkat çekiyor.



Şırnak'ın İdil ve Güçlükonak ilçeleri arasında bulunan Cehennem Deresi, muhteşem doğasıyla saklı kalmış bir köşe. Özellikle Dicle Nehri ile Cehennem Deresi'nin kesiştiği nokta, bölgedeki köylülerin ekmek kapısı.

Cehennem Deresi'ndeki berrak sularda, balık bereketi de yaşanıyor. Balıkların en büyük kaynağı ise nehre akan ve Balık Çeşmesi olarak bilinen yer.

Kış aylarında soğuk sudan korunmak için yer altına uzanan çeşmenin baş kısmına giden balıklar, baharda tekrar nehir suyuna çıkıyor. Ancak uzmanlar bölgede balık neslinin devamı için bilinçsiz avlanmaya karşı uyarıyor.



Cehennem Deresi'nin gün geçtikçe daha çok tanınması ve doğaseverlerin uğrak noktalarından biri olması bekleniyor.
7
ISPARTA / Kasnak Meşesi Ormanı 'kesin korunacak hassas alan' oldu
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 17 Kasım 2019, 07:23:54 »
Isparta'nın Eğirdir ilçesi sınırlarında bulunan kasnak meşesi ormanı, 'kesin korunacak hassas alan' ilan edildi.



Cumhurbaşkanılığının imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan kararlara göre, Eğirdir'deki kasnak meşesinin yetiştiği doğal sit alanı, "kesin korunacak hassas alan" olarak tescil ve ilan edildi.

Kararda, "Isparta ili Eğirdir ilçesi sınırları içerisinde bulunan Kasnak Meşesi Yetiştiği Bölge Doğal Sit Alanının koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi sonucunda, ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın 'Kesin Korunacak Hassas Alan' olarak tescil ve ilan edilmesine, 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109'uncu maddesi gereğince karar verilmiştir" denildi.

Kasnak meşesi, doğal olarak sadece Eğirdir'e bağlı Yukarı Gökdere köyü sınırlarında yetişiyor.

1987'de "tabiat koruma alanı" ilan edilen Yukarı Gökdere köyü sınırlarındaki ormanda, boyu 30 metreyi aşan, 1,6 metreye ulaşan çaplarıyla 650 yıllık kasnak meşeleri var.

Küçük grup ile kümeler halinde bulunan kasnak meşesi, toprağın derin olduğu ve çukur alanlarda en iyi gelişmeyi gösteriyor.

Düzgün gövdesiyle kaplamacılıkta ve parkecilikte kullanılan ağaç, daha önce ağaç fıçı ve esnek malzeme yapımında kullanılması dolayısıyla yöre halkı tarafından "kasnak meşesi" ismiyle anılıyor.

218 bitki türü tespit edilen koruma alanında kasnak meşesinin yanı sıra saçlı meşesi, Makedonya meşesi, mazı meşesi, Lübnan sediri, karaçam, kızılçam, Toros köknarı, kakar ardıcı, boylu ardıcı, çınar yapraklı akçaağaç, akçaağaç, çiçekli dişbudak, sivri meyveli dişbudak gibi ağaçlar ile tilki, porsuk, sansar, kurt, yaban domuzu ve sincap gibi yaban hayvanları da yer alıyor.

Isparta'ya 69, Eğirdir'e 32 kilometre uzaklıktaki bin 300 hektarlık kasnak meşesi ormanı, rengarenk görünümüyle ilgi çekiyor.

Dağcı ve profesyonel rehber Cuma Gök, ormanda doğa yürüyüşü yaptıklarını, sonbaharın renklerini fotoğrafladıklarını ve bölgede kısa süre kamp yapmanın keyfini çıkardıklarını söyledi.

8
KUŞ TÜRLERİ / Tepeli pelikan veya Dalmaçya pelikanı (Pelecanus crispus)
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 16 Kasım 2019, 21:16:23 »
Tepeli pelikan ya da tepeli kutan[1] (Pelecanus crispus), pelikangiller (Pelecanidae) familyasından çok büyük bir su kuşu türüdür. Avrupa'nın güneydoğusundan Hindistan ve Çin'e yayılan bölgede bataklıklar ve sığ göllerde yaşar. Yuvaları bitkiler ve dallardan oluşan kaba bir yapıdır. Geniş bir alana yayılmasına rağmen alt türü yoktur ancak boyut farklılıklarına dayanarak Azerbaycan'da bulunan fosillerden Pleistosen dönemine ait Pelecanus crispus palaeocrispus türü tanımlanmıştır.



Fiziksel özellikleri
Tepeli pelikan, pelikanlar arasında en büyüğüdür ve yaşayan kuş türleri arasında da en büyük kuşlar arasındadır. Boyu 160 ila 183 cm. arasında, ağırlığı 9 ila 15 kg arasında, kanat açıklığı da 290 ila 351 cm arasında değişir. Bireysel olarak tepeli pelikandan daha ağır toylar ve kuğular olsa da 11,5 kg. olan ortalama ağırlığı ile dünyanın uçabilen en ağır kuş türüdür. Büyük albatroslardan sonra dünyanın en geniş kanat açıklığına sahip kuşlarından biridir.

Kısmen tepeli pelikana benzeyen ak pelikanlar biraz daha küçük yapılıdır ancak ak pelikanların en büyük erkek kuşları tepeli pelikan ile aynı boyutlarda olabilir. Ancak tepeli pelikan ensesindeki kıvırcık tüyler, gri bacaklar ve saf beyaz yerine gümüşî beyaz tüyleri ile ak pelikandan ayırt edilebilirler. Kışları erişkin tepeli pelikanların tüyleri gümüşî griden kahverengi-gri krem rengine dönüşür. Erişkin olmayan kuşlar gri renklidir ve yüzlerinde erişkin ak pelikanlarda olan pembe tüysüz deri bulunmaz. Tepeli pelikanın alnında bulunan tüyler yüzün önünde tam gaganın üstünde W şeklinde durabilirler. Üreme döneminde boğaz keseleri turuncu-kırmızı renkli olurken üst gagaları sarı renkli kalır. Kışları ise tüm gagaları mat sarı renklidir. 36 ila 45 cm uzunluğunda olan gagası, Avustralya pelikanından sonra ikinci en uzun kuş gagasıdır. Gözlerin çevresindeki tüysüz deri sarı ile morumsu renkler arasında olabilir. Standart ölçüler ak pelikanla kıyaslandığında tepeli pelikanın 11,6 ila 12,2 cm. arasındaki tarsus uzunluğu biraz daha kısadır ama 22 ila 24 cm. arasındaki kuyruğu ile 68 ila 80 cm. arasındaki kanat kiriş uzunluğu belirli şekilde daha uzundur. Tepeli pelikan uçarken diğer pelikanların aksine kanatları gri-beyaz renklidir ve uçları siyahtır. Havada zarif bir şekilde süzülür. Tepeli pelikan sürüsü birlikte uçarken sürü üyeleri senkron olarak hareket ederler ve boyunları balıkçıllar gibi geriye doğru S şeklinde kıvrılır.

Tepeli pelikan, tüm pelikanlarda olduğu gibi genelde sessizdir ancak üreme döneminde oldukça yüksek sesler çıkarabilir. Bu sesler derinden gelen sesleri takip eden havlamaya benzer sesler, tıslama ve homurtulardır.

Dağılımı ve yaşam alanı
Tepeli pelikan genellikle kısa mesafelerde göç eder. Beslenme fırsatlarına göre Avrupa'da dağınık olarak yaşar ve batıda bulunan kuşlar kışları Akdeniz bölgesinde geçirir. Tuna Deltasına mart ayında gelen tepeli pelikanlar ağustos sonunda buradan ayrılırlar. Asya popülasyonları daha aktif olarak göç ederler, Rusya'da üreme mevsimini geçiren kuşlar kışları İran ile orta Hindistan ve Nepal arasındaki bölgede geçirirler. Moğolistan'da üreme dönemini geçiren kuşlar ise kışları Çin'in doğu kıyılarında geçirirler.

Tepeli pelikan göllerde, akarsularda, deltalarda ve haliçlerde yaşarlar. Ak pelikanlara nazaran tepeli pelikan yalnızca ovalara bağımlı değildir ve uygun su havzası bulduğu durumlarda her rakımda yuvalanabilir. Ak pelikana göre üreme alanı seçiminde daha az fırsatçıdır ve tamamen uygunsuz hâle gelene kadar her yıl aynı üreme bölgesine geri gelir. Kışları Avrupa'da buz tutmayan göllerde ve Hindistan'da mevsimsel olarak oluşan göllerde geçirir. Ayrıca kışları koruma altındaki deniz kıyılarını da beslenmek için ziyaret ederler.

Beslenme
Bu pelikan hemen hemen tamamen balık ile beslenir. Tercih ettikleri balıklar arasında bayağı sazan, tatlısu levreği, kızılkanat, yılanbalığı, yayın, kefal ve turna balığıdır. Yunanistan'da kalan en büyük koloninin tercih ettiği balığın yerel Alburnus belvica türü olduğu bildirilmiştir. Tepeli pelikanın günlük balık ihtiyacı yaklaşık 1200 g. kadardır. Genellikle tek başına ya da iki ila iç kuştan oluşan gruplar hâlinde avlanır. Avlanırken yavaş yavaş dolanarak yüzer ve avını gördüğünde gagasını hızlı bir şekilde sualtına daldırarak balıklarla birlikte büyük miktarda suyu boğaz kesesini kepçe gibi kullanarak alır. Gaga su yüzüne çıktıktan sonra su boğaz kesesinin kenarlarından dışarı akar ve balık yutulur. Ara sıra diğer pelikanlarla birlikte balıkları sığ sulara sürme yoluyla grup hâlinde avlanır ve Yunanistan'da karabataklarla birlikte avlandıkları da gözlemlenmiştir. Kabuklular, solucanlar, böcekler ve diğer su kuşlarının yumurtaları ve yavruları ile de beslenebilirler.

Üreme ve Tehditler
Oldukça sosyal hayvanlar olan pelikanlar arasında tepeli pelikan en az sosyallik eğilimi gösteren türdür. Diğer pelikan türlerine göre görece daha az sayıda bireylerden oluşan küçük gruplar hâlinde yuvalanırlar ve hatta yalnız olarak yuva yaptıkları da görülebilir. Yine de en fazla 250 çifte kadar varan küçük koloniler oluştururlar. Ara sıra ak pelikan kolonilerinin arasında da karışabilirler. Genellikle geniş sular içindeki küçük adacıklara ya da yoğun sazlıkların arasına yuva yaparlar. Büyük boyutları nedeniyle genellikle yuvalarının çevresindeki sazları ezerek çamurlu hâle getirirler ve bu yuvalar üç yıldan sonra kullanılmaz hâle gelir.

Yuva orta büyüklükte ot, saz, çalı ve tüy yığınlarından oluşur ve ortalama olarak 1 m derinliğinde ve 63 cm. genişliğindedir. Genellikle yerde ya da yüzen bitki örtüsü üzerindedirler. Kuş dışkılarıyla kaplanana kadar çok dayanıksızdırlar. Üreme dönemi ak pelikanlardan bir ay kadar önce mart ya da nisan aylarında başlar. Dişi kuş bir ila altı yumurta arasında yumurtlar ancak genellikle iki yumurtaya daha sık rastlanır. Yumurtalar 120 ila 195 g. arasındadır. Erkek ve dişi kuş dönüşümlü olarak 30 ila 34 gün arasında kuluçkaya yatar. Yumurtadan tüysüz çıkan yavrular kısa sürede beyaz hav tüylere kavuşur. Yavrular 6 ila 7 haftalık iken pelikanlar küçük gruplar hâlinde bir araya toplanırlar. Yavrular 85 günlük iken palazlanır ve 100 ila 105 günlük iken bağımsız olurlar. Yavrulama başarı yüzdesi yerel çevresel koşullara göre %58 ila %100 arasında değişir. Yuvalar sınırlı olarak tehditlere karşı koruma sağlar, su düzeyleri düşük iken etçil memeliler yuvalara ulaşabilir. Bulgaristan'da yaban domuzlarının tepeli pelikan yuvalarını yok ettikleri gözlemlenmiştir. Çakallar, tilkiler, kurtlar, köpekler ve vaşaklar da yuvalara saldırabilirler, ayrıca deniz kartallarının da palazlanmış yavrulara saldırdıkları görülür. Cinsel olgunluğa 3 ila 4 yılda erişilir.

Koorunma Durumu
Tepeli pelikan popülasyonu yaşadığı bölgelerde ak pelikandan daha fazla oranda azalmıştır. Küresel popülasyonunun 10.000 ila 20.000 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Kayıtlarda geçtiğine göre bir zamanlar yalnızca Romanya'da milyonlarca tepeli pelikan olduğu görülmektedir. 20. yüzyılda bu türün popülasyonunda sebebi tam olarak anlaşılamayan dramatik düşüşler olmuştur. En olası sebep su havzalarının kurutulması ve bölgesel gelişmeler nedeniyle yaşam alanı yok olmasıdır. Koloniler düzenli olarak insan aktiviteleri nedeniyle rahatsız edilmekte ve ebeveynler geçici olarak yuvalarını terk etmekte dolayısıyla da yuvadaki yavrular tehditlerle yüz yüze kalmaktadır. Ara sıra balıkların azalmasına neden olduğunu düşünmeleri sebebiyle balıkçılar tepeli pelikanları öldürmektedir. Bu tarz öldürmeler küçük çaplı olsa da pelikanların balık kaynaklarını tükettikleri konusundaki endişe hâlen devam etmektedir. Popülasyon azalmasının bir başka muhtemel nedeni de kaçak avlanmadır. Moğolistan'da tepeli pelikanlar boğaz keselerini torba olarak kullanmak üzere yerel halk tarafından öldürülmektedir. Tipik bir günde bir Moğolistan pazarında elli kadar pelikan kesesi satışa sunulmakta ve öyle nadir bir nesne olarak görülmektedir ki karşılığında on at ile otuz koyun takas edilebilmektedir. Yaşam döngüsünün her etabında sömürülen bu kuş Moğolistan'da kritik tehlike altındadır ve yalnızca 130 kadar tepeli pelikan bulunmaktadır. Tepeli pelikanlar ayrıca sıklıkla elektrik iletim hatlarına uçarken takılarak elektrik çarpması sonucu ölmektedir. Yunanistan'da tepeli pelikanlar özellikle turist taşıyan tekneler tarafından o kadar çok rahatsız edilmektedir ki bu nedenle beslenememekte ve açlıktan ölmektedirler. 1994 yılında çoğu Yunanistan'da bulunmak üzere, Ukrayna, Makedonya, Romanya, Bulgaristan ve Arnavutluk'ta binden fazla çift tepeli pelikan bulunmaktaydı. 1950'lerden beri Hırvatistan'da soylarının tükendiği kabul edilmiştir ancak 2011 yılında tek bir tepeli pelikan gözlemlenmiştir. Geriye kalan en büyük koloni yaklaşık 1.400 çift ile Yunanistan'da Mikri gölündedir. Yaklaşık 3.000 çift tepeli pelikan popülasyonu ile bu kuşların en çok bulundukları ülke günümüzde Rusya'dır. Dünya çapında üreyen 3.000 ila 5.000 çift olduğu sanılmaktadır. Hindistan'da 8.000 tepeli pelikan olduğuna dair olan gözlemin aslında yanlış tanımlanmış ak pelikanlar olduğu ortaya çıkmıştır.

Afrika-Avrasya Göçmen Sukuşları Korunması Sözleşmesi'nde yer alan kuş türlerinden biri de tepeli pelikandır. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından hassas türler arasında listelenmiştir. Özellikle Avrupa'da olmak üzer tepeli pelikanları koruma amaçlı eylemler alınmıştır. Her ne kadar normalde yerde yuvalansalar da üremelerini kolaylaştırmak için Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya'da yerden yükseltilmiş platformlara yuvalar yapılmış ve tepeli pelikanlar bunları kullanmaya başlamıştır. Yunanistan ve Bulgaristan'da ayrıca su üstünde yüzen sallar da bu türün kullanımı için yapılmıştır. Ayrıca bu ülkelerde kolonilere yakın olan elektrik iletişim hatları ya sökülmüş ya da işaretlenmiştir. Ayrıca yöresel olarak su seviyesi kontrol programları ve eğitimler de korunma çabalarına yardımcı olmaktadır. Asya'da da korunma çabaları gösterilse de daha yüksek oranda kaçak avlanma ve yüksek oranda yaşam alanı yok olması buradaki çabaların sonuç vermesine engel olmaktadır. 2012 yılında olağandışı koşullarla çok soğuk geçen kış mevsiminde Hazar Denizi'nin donması orada kışlayan en azından yirmi tepeli pelikanın açlıktan ölümüyle sonuçlanmıştır. Yerel yetkililerin başlangıçta engellemesine rağmen halkın buradaki pelikanları getirdikleri balıklarla beslemeleri sonucu kalan pelikanlar kışı atlatabilmiştir.
9
KUŞ TÜRLERİ / Ak pelikan (Pelecanus onocrotalus)
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 16 Kasım 2019, 21:06:50 »
Ak pelikan, beyaz pelikan ya da ak kutan (Pelecanus onocrotalus), pelikangiller (Pelecanidae) familyasından çok büyük bir su kuşu türüdür. Avrupa'nın güneydoğusundan Asya'ya yayılan bölgede ve Afrika'da bataklıklarda ve sığ göllerde yaşar.



Fiziksel özellikleri
Ak pelikan çok büyük bir kuştur ve pelikanlar arasında yalnızca tepeli pelikan ak pelikandan ortalama olarak daha büyüktür. Kanat genişliği 226 ila 360 cm. arasındadır ve maksimum kanat genişliği yaşayan uçan hayvanlar arasında büyük albatroslardan sonra ikinci en büyük kaydedilmiş kanat genişliğidir. Ak pelikanın toplam boyu 140 ile 180 cm. arasında değişir ve çok büyük gagasının uzunluğu 28,9 ila 47,1 cm. arasındadır. Erişkin erkek kuşlar 9 ila 15 kg. ağırlığındadır ancak Palearktikte bulunan büyük ırklar genellikle 11 kg. ağırlığındadır ve nadiren 13 kg.'ı geçerler. Erişkin dişi kuşlar 5,4 ila 9 kg. arasında daha az ağır ve büyüktürler. Standart ölçüler arasında kanat kiriş ölçüsü 60 ila 73 cm., kuyruk 16 ila 21 cm., tarsus ise 13 ila 14,9 cm. arasındadır. Farklı bölgelerdeki pelikanlar üzerinde yapılan ölçümler Batı Palearktik'te yaşayan pelikanların Asya ve Afrika'da yaşayanlardan daha büyük olduklarını göstermektedir.

Erişkin olmayan ak pelikanların tüyleri gri renklidir ve uçuş tüyleri de koyu renklidir. Havada süzülerek uçarken zarif bir görüntü sergileyen pelikanın boynu aşağı doğru bükülerek başı gövdesine yakın ve aynı hizada durur. Üreme mevsiminde erkeğin başındaki deri pembemsi tonda iken dişinin başındaki deri turuncumsu tonda olur. Tepeli pelikandan saf beyaz tüyleri, göz çevresindeki tüysüz pembe derisi ve pembemsi ayakları ile ayırt edilir. Erkekler dişilerden daha büyüktür ve uzun gagaları aşağıya doğru kavisli olarak büyür. Dişilerin gagaları ise daha kısa ve düzdür. Asya'da yaşayan Pelecanus philippensis ak pelikandan biraz daha küçüktür ve tüyleri kahverengimsi gri iken gagası daha soluk ve mat renklidir. Benzer şekilde küçük pelikan da daha küçük boyutludur, tüyleri kahverengimsi-gridir, gagası açık pembe ile gri renktedir ve sırtında soluk pembe renkli tüyler bulunur.

Ak pelikan su yaşamına çok iyi uyum sağlamıştır.Kısa ve kuvvetli bacakları ile tamamen perdeli ayakları su içinde kolay ilerlemesine ve su yüzünde havalanmasına yardımcı olur. Su yüzünden garip şekilde havalanmasına karşın bir kere uçmaya başladıktan sonra uzun kanatlı pelikanlar kuvvetli uçucudurlar ve genellikle V şeklinde gruplar hâlinde uçarlar.

Dağılımı ve yaşam alanı
Ak pelikanlar genellikle ılık tatlı su havzalarında bulunan kuşlardır. Akdeniz'in doğusundan Vietnam'a kadar Avrasya'ya dağılmış hâlde üreme kolonileri mevcuttur. Avrasya'da tatlı ya da acı su havzalarında, göl kıyıları ve akarsu deltalarında, lagünlerde, bataklıklarda genellikle yuva yapma amaçlı olarak yoğun sazlıkların yanında yaşarlar. Ayrıca Afrika'da Sahra Çölü'nün güneyinde yıl boyu göç etmeyen popülasyonları vardır. Afrika'da genellikle tatlı su gölleri ile sodalı göllerin kıyısında bulunduğu gibi deniz kıyısı ile haliçlerde de yaşarlar. Üreme dönemi sırasında göçmen popülasyonlar Doğu Avrupa'dan Kazakistan'a kadar olan bölgede bulunurlar. Avrasya ak pelikan popülasyonunun %50'sinden fazlası Romanya'da Tuna Deltası'nda ürerler. Ayrıca Bulgaristan'da Burgaz yakınıdaki göllerde ve Srebarna Gölü'nde de çok sayıda bulunurlar. Pelikanlar Tuna'ya mart sonu ve nisan başı gibi gelir üreme döneminden sonra da eylül ile kasım sonu arasında ayrılırlar. Avrupa pelikanlarının kışlakları tam olarak bilinemese de genellikle Afrika'nın kuzeydoğusundan Irak ile Hindistan'ın kuzeyine kadar olan kuşak içinde kışlarlar. Pakistan'da çok sayıda Asya popülasyonu kışlar. Genel olarak ovalarda bulunan bu kuşlara Doğu Afrika ve Nepal'da 1.372 m. rakıma kadar olan yerlerde de rastlanır.

Beslenme
Ak pelikanlar asıl olarak balık ile beslenir. Pelikanlar sabah erken tündeikleri yuvalarından beslenmek için ayrılırlar ve Çad ile Kamerun'da gözlemlendiği gibi 100 km.'ye kadar avlanmak için uçarlar. Günlük besin ihtiyaçları 0,9 ila 1,4 kg arasında balıktır. Buna göre yaklaşık 75.000 kuştan oluşan ve Tanzanya'da Rukwa Gölü'nde bulunan en büyük ak pelikan kolonisinin yıllık balık tüketimi 28.000 tona yaklaşır. Avlanan balıklar genellikle 500 ila 600 g. ağırlığında oldukça büyük balıklardır. Avrupa'da bayağı sazan, Çin'de kefal, Hindistan'da da Aphanius dispar türü sazan balığını tercih ederler. Afrika'da ise Haplochromis ve Tilapia cinsi yaygın bulunan çiklitleri tercih ettikleri görülür. Pelikanın büyük boğaz kesesi yalnızca kepçe görevi görür. Pelikan gagasını suyun altına soktuğunda boğaz kesesi açılarak büyük bir kepçe gibi su ve balığı içine alır. Kuş kafasını sudan çıkarınca küçülen kese suyu dışarı atarken balığı içeride hapseder. 6 ila 8 arası ak pelikan su üzerinde at nalı şeklinde bir düzen oluşturarak birlikte avlanırlar. Gagalarını aynı anda suya batırarak boğaz keseleri ile oluşturdukları çember içinde kalan tüm balıkları avlarlar. Özellikle sığ sularda çoğunlukla grup hâlinde avlanır ve beslenirler ancak yalnız başına avlanan pelikanlara da rastlanır.

Pelikanlar yalnızca balıklarla beslenmezler ve aslında fırsatçıdırlar. Bazı durumlarda, özellikle Güney Afrika kıyılarında gözlemlendiği gibi diğer kuşların yavrularını da yedikleri görülür. Güney Afrika'da üreme döneminde pelikanların Morus capensis türü sümsük kuşlarının yaklaşık 2 kg ağırlığındaki yavrularını yedikleri görülmüştür. Benzer şekilde Namibya'da karabatak yumurta ve yavrularını kendi yavrularına yedirdikleri gözlemlenmiştir. Yerel pelikan popülasyonu yerel karabatak popülasyonuna öyle bağlıdır ki bölgedeki karabatak popülasyonu azaldığında pelikan popülasyonunun da azaldığı görülmüştür. Ak pelikanlar ayrıca kabuklular, iribaşlar ve hatta kaplumbağalarla da beslenirler. İnsanların bıraktıklarını kolaylıkla kabul ederler ve besinlerinde sıradışı kalemlere de rastlanmıştır. Kıtlık zamanlarında pelikanların martıları ve ördek yavrularını da yedikleri görülmüştür. Martıları yemeden önce suyun altında tutarak boğar ve öyle yerler. Pelikanlar ayrıca diğer kuşların avlarını da çalabilirler.

Üreme
Ilıman bölgelerde nisan ile mayıs ayında başlayan üreme mevsimi Afrika'da tüm yılı kapsar ve Hindistan'da ise şubat ile nisan arasında başlar. Çok sayıda pelikan koloniler hâlinde bir arada ürerler. Dişi kuş ortalama iki olmak üzere bir ila dört adet arasında yumurta yumurtlar. Yuva yerleri değişkenlik gösterir. Bazı popülasyonlar ağaçlarda çalı çırpıdan ibaret yuvalar yaparken, Afrika'da üreyenlerin tamamı dahil çoğunluğu yerde otlar, çlırpılar ve tüylerde oluşan yuvalarda ürerler. Yavruların bekımını erkek ve dişi birlikte yapar. Kuluçka süresi 29 ila 36 gün arasındadır. Yumurtadan tüysüz çıkan yavrular kısa sürede kara-kahverengi hav tüyler çıkarırlar. Koloni yumurtalar çatladıktan 20 ila 25 sonra gruplar hâlinde toplanır. Yavrular 65 ila 75 günlükken palazlanırlar. Yavruların yaklaşık 565'i erişkinliğe erişir ve cinsel olgunluğa erişme yaşı 3 ila 4 yıldır.

Tehditler
Pelikanlar özellikle büyük boyutları sayesinde yırtıcı kuşlardan korunurlar ancak simpatrik Haliaetus türü kartallar özellikle yumurtaları, yumurtadan yeni çıkmış ya da palazlanmış yavruları avlayabilir. Ara sıra çakallardan aslanlara etçil memeliler de pelikanlara ve yavrularına saldırabilir. Büyük bir memeli yırtıcının ya da insanların koloniye yaklaşması hâlinde pelikanlar kendilerini koruma amaçlı olarak yuvalarını terk ederler. Ayrıca timsahlar ve özellikle de Afrika'da Nil timsahı yüzen pelikanları öldürüp yemektedir.

Korunma Durumu
Günümüzde bazı bölgelerde balıkların aşırı avlanması nedeniyle ak pelikanlar besin bulabilmek için uzun mesafeler katetmek zorunda kalmaktadır. Ak pelikanlar çeşitli şekillerde insanlar tarafından istismar edilmektedir. Boğaz keseleri tütün kesesi yapmak için kullanılır. Derileri yüzülerek tabaklanır. Guanosundan gübre olarak yararlanılır. Yavru pelikanların yağları Çin ve Hindistan'da geleneksel tıp uygulamalarında kullanılır. Etiyopya'da etleri için avlanırlar. İnsanlar tarafından verilen rahatsızlıklar, avlanma ve üreme alanlarının kaybı ak pelikanların popülasyonunun azalmasına neden olan faktörler arasındadır. Popülasyonşarın özellikle Palearktik'te azaldığı gözlemlenmiştir.

Afrika-Avrasya Göçmen Sukuşları Korunması Sözleşmesi'nde yer alan kuş türlerinden biri de ak pelikandır. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından asgari endişe altındaki türler arasında listelenmiştir. Genel olarak bakıldığında ak pelikan, pelikanlar arasında en yaygın olarak dağılmış türdür. Bazı bölgelerde büyük koloniler bulunsa da popülasyon büyüklüğü açısında kahverengi pelikan ve muhtemelen Avustralya pelikanının ardından gelir. Avrupa'da 7.345 ile 10.000 üreyen çift olduğu tahmin edilmektedir ve bunların 4.000 çifti Rusya'da yuvalanmaktadır. Göç döneminde İsrail'de 75.000 den fazla ak pelikan gözlemlenmiştir ve Pakistan'da kışları 45.000 kadar kuşun kışladığı tahmin edilmektedir. Afrika kıtasındaki tüm kolonilerde 75.000 çift kuşun bulunduğu tahmin edilmektedir.

İnsan İlişkileri
Ak pelikan Romanya'nın ulusal kuşudur. Sıklıkla hayvanat bahçelerinde ya da yarı açık kolonilerde esaret altında tutulurlar. Londra'da St.James Parkında bulunan koloni 1664 yılında Rusya elçisi tarafından II. Charles'a hediye edilmiş olan çiftten türemiştir. Bu hediye elçilerin kuş hediye etmesi geleneğini de başlatmıştır.
10
KUŞ TÜRLERİ / Yılanboyun (Anhinga melanogaster)
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 15 Kasım 2019, 06:55:52 »
Yılanboyun (Anhinga melanogaster), yılanboyungiller (Anhingidae) familyasından, tropikal güney Asya ve güneydoğu Asya'nın bir su kuşu türüdür.



Karabatak gibi çok uzun bir boyna sahiptirler. Balık yiyicidirler. Amerikalı yılanboyunlarından, en rahat şekilde beyaz yanal boyun çizgisi ile ayrılır. Bir ağaçta delerek yuvasını inşa eder ve 3-6 yumurta bırakır.

Yılanboyun, yılanboyungiller (Anhingidae) familyasının bir üyesidir ve Amerikalı (Anhinga anhinga), Afrikalı (Anhinga rufa) ve Avustralyalı (Anhinga novaehollandiae) yılanboyunlarla yakın akrabadır.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10