Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
HAKKARİ / Hakkari’de Yaylacılık
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 24 Kasım 2020, 21:19:46 »
Hakkari’de kışın sona erip baharın gelmesi yepyeni bir heyecanla Hakkari halkının yeniden dağlarına, yaylalarına kavuşmasını ifade eder. Yayla dönemi çalışma ve bir sonraki kışı daha rahat geçirmek için dört koldan hayata sarılma döneminin de başlangıcıdır. Mayısın ilk haftasından Ekim’in son haftasına kadar üç ayrı yerde, üç ayrı konakta kurulur yayla çadırları.

Birinci dönemin ismi banehî veya berbihar’dır. Berbihar, bahar öncesi demektir ki bu dönemde çadırlar çoğunlukla karlı zirvelerin derin vadilerinde, sulak alanlarda, zirveler ile biçeneklerin (otlak) kesiştiği meralarda binbir çeşit otun, çiçeğin yeşerdiği  alanlarda kurulur. Bu, kısa süren ve hafif yüklerle çıkılan bir yayla dönemidir. Koyunlar günde bir kez sağılmaya başlanır. Henüz otlar kalınlaşmamış, yağlanmamıştır. Onun için bu bir aylık dönemde peynir tutulur.

Yaylanın ikinci dönemi Zoma, havaların iyice ısındığı, vadilerin ve alçak kesimlerin hem insanlar hem hayvanlar için bunaltıcı olmaya başladığı zaman
başlar. Haziranın ilk haftası bittiğinde Hakkari insanı için bir kez daha göç zamanı gelmiştir. Binbir çeşit otun ve çiçeğin bir gelin gibi süslediği yaylalar misafirlerine kucak açmış beklemektedir. Yaz mevsimi, yaylaların insanları ve hayvanları çağırdığı büyük bir davet zamanıdır.

Yaylanın üçüncü dönemi ise sonbahar yurdu, sonbaharda gidilen, yerleşilen yer anlamına gelen Payîzevar’dır. Sonbahar yurdu, eylül ayından sonra çıkılan yaylayı ifade etmektedir. Sonbahar yaylası da tıpkı ilkbahar yaylası gibi kısa sürelidir. Yaylada en fazla bir ay kadar kalınır. Çadırlar çoğunlukla köyün arkalarına, tarlalardan uzak olsa da biçeneklerin içine kurulur. Bunun nedeni biçeneklerin biçilmiş olmasıdır. Ancak bir yandan sulak olan yerler yeniden sulanmış yaz yağmurları yağmışsa biçenekler yeniden yemyeşil otlarla bezenmiştir. Bu otlara ajar adı verilir. Buralar hayvanların otlatılması için bulunmaz yerlerdir. Sonbahar yaylasında daha çok teremast denilen kışlık yoğurt tutulur.
2
HAKKARİ / Golan Yaylası
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 24 Kasım 2020, 21:12:57 »
Berçelan yaylasının batısında bulunan Golan yaylası Hakkari'nin diğer önemli bir yaylasıdır. Kış sporları açısından da elverişli olan Golan yaylasına 15 km.lik bir yolla ulaşılmaktadır.
3
SU CANLILARI / Bıyıklı Balık (Tor grypus)
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 23 Kasım 2020, 21:18:29 »
Cyprinidae familyasından olan Şabot balığı (Tor grypus), ülkemizde Güney Doğu Anadolu bölgesinde eti sevilerek yenilen bir balık türüdür. Güney Doğu Anadolu bölgesinde iç su balıklarından alabalık ve sazana alternatif olabilecek olan Şabot balığı, diğer balıklara göre daha yüksek fiyatla satışa sunulmakta ve halk arasında sevilerek tüketilmektedir. Omnivor beslenen Şabot balığının beslenme özellikleri sazan balığı ile benzer özellik göstermektedir. Bu da Şabot balığının beslenme şeklinin bitkisel özellik gösterdiğine işaret eder. Yıllık üretimlerinin Türkiye de toplam tatlısı balık üretiminin % 5 10 u kadar olduğu düşünülmektedir (Ünlü 2006). Tüm canlılar gibi Şabot balıkları da sağlıklı şekilde yaşamak, üremek ve büyümek için beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Balıklar besinlerini, beslenme şekilleri ve besinlerin doğada bulunuşuna göre değişik maddelerden elde ederler. Tüm hayvan türlerinde olduğu gibi, balıklar da yeterli ve dengeli beslenmeleri için proteinler, yağlar, karbonhidratlar gibi temel besin maddeleri ile vitaminler ve iz elementler gibi besin maddelerine ihtiyaç duyarlar (Atay 1990). Üretimi yapılan balıklara yeterli besinin verilmesi çok önemli bir sorundur. Bu amaçla ekonomik olarak yetiştiriciliği söz konusu olan balık türleri ile kabuklu su ürünlerinin besin madde ihtiyaçlarına ilişkin çok sayıda araştırma yapılarak sonuçları uygulanmıştır (Anonymous 1993). Günümüzde yetiştiriciliği yapılan çoğu balık türünün, gelişme evrelerine göre değişmekle beraber, yüksek protein içeren yemlere ihtiyacı bulunmaktadır. Bu amaçla balık yemlerinin hazırlanmasında, başlıca protein kaynağı olarak yüksek besin değeri ve lezzete sahip hayvansal besin olan balık unu tercih edilmektedir (Ateş 2010). Bununla birlikte balık ununun artan fiyatı ve elde edilmesindeki karışıklık, balık besleme konusunda çalışanlar ve yem imalatçılarının, balık unu yerine geçebilecek daha ucuz ve kolay elde edilebilen bitkisel protein kaynaklarını, balık rasyonların da kullanmalarını gerektirmektedir (Alceste 2000).

Yüksek protein içeriği ve dengeli aminoasit profiline bağlı olarak balık unu genel olarak ticari balık yemlerinde ana protein kaynağını oluşturmaktadır. Artan talep ve değişik hayvan yemlerinde kullanılmasından doğan talep ile dünya balık unu üretimindeki açık ikiye katlanmakta ve fiyatları giderek artmaktadır. Uzun vadede gelişmekte olan ülkelerin balık yemlerinde balık ununa bağlı kalamayacağı açıktır. Bu nedenle hayvansal olan kaynak, balık yemlerinde unun kısmen veya tamamen değiştirilmesi için çeşitli önlemler alınmaya başlanmıştır (El Saidy 2002). Balıklarda, ticari yetiştiricilikte kullanılan yetiştirme yemleri % ham protein içerirler. Bundan dolayı yüksek protein içeriğine sahip bitkisel yem maddeleri balık yemlerinde kullanılabilir. Ham protein oranı % olan azolla bitkisinin balık ununa ikame edilebilir bitkisel besin maddesi olabileceği görülmektedir. Azolla bitkisinin balık yemi olarak kullanılmasına ilişkin yapılan araştırmalar oldukça sınırlıdır. Ot sazanı ile yapılan bir çalışmada ot sazanının (Ctenopharyngodon idella) azolla ve lemna gibi küçük su bitkilerini diğerlerine göre daha fazla tercih ettiğini belirlenmiştir (Edwards 1975). Sazanın A. carolinia yi (Duthu ve Kilgen 1975), ve Tilapia mossambica nın öncelikli olarak azolla ve lemnayı tercih ettiği kanıtlanmıştır (Lahser 1967). Bu çalışmada daha ucuz protein kaynağı olarak düşünülen azollanın balık unu yerine farklı oranlarda yemlere ilavesinin Şabot balığı (Tor grypus) büyüme parametreleri üzerine etkisini belirlemek ve düşük maliyetli, dengeli bir rasyonla Şabot balığı yetiştiriciliğine kazandırmak amaçlanmıştır.

Şabot Balığı (Tor grypus, H. 1843) Ülkemizde Dicle ve Fırat nehirlerinde yaşayan ve halk arasında Şabot, Şabot veya Sore ismiyle bilinen Şabot balığı (Tor grypus) Fırat nehrinin Atatürk Barajı ve Mansap sularında görülen, eti sevilerek tüketilen endemik balık türlerden biri olup, hızlı akan sığ suları seven, avlanması zor bir balık olarak tanınır. Hakkında birkaç çalışma vardır. Bu çalışmalarda birkaç sistematik araştırmadan öteye geçememiştir. Güneydoğu Anadolu bölgesinde iç su balıkları yetiştiriciliğinde sazan ve alabalığa seçenek olabilecek ticari değeri yüksek olan Şabot (Tor grypus) balığı büyük pullarla örtülü vücudu yanlardan yassılaşmıştır. Ağız yanlarında iki çift bıyık bulunmaktadır. Bıyıkları nedeniyle bıyıklı balık olarak ta bilinir. Kuyruk yüzgeci derin çatılı olup her iki lobu da sivrileşmiştir. Rengi, sırtta koyu kahverengi, yanlarda açık kahve, karın bölgesinde ise kirli sarıdır. Anal ve kuyruk yüzgeçleri koyu diğer yüzgeçleri açık renklidir, Nisan Mayıs aylarında yumurta bıraktığı gözlemlenmiştir (Geldiay ve Balık 1996). Irak ta bilim adamları Tharthar, Razzazah ve Habbaniya göllerinde bulunan Şabot balığının büyüme parametrelerini incelemişlerdir. Iraktaki Tharthar ve Habbaniya göllerindeki bazı balıkların üreme biyolojisi üzerine yaptıkları araştırmada, Şabot balığının Nisan ayı içerisinde ürediği gözlenmiş, erkeklerinin 5. yılında, dişilerin ise 6. yılında üreme olgunluğuna ulaştıkları ve vücut ağırlığı başına kg a yaklaşık adet yumurta verdiğini görülmüştür (Epler vd. 2001). Fırat havzasında yetişen ve dünyada başka yerde yetişmeyen birçok canlı örneğini kayıt altına alan Harran Üniversitesi Bozova Su Ürünleri Meslek Yüksek Okulu İsrailliler tarafından kutsal sayılan Şabot balığının gen kaynaklarını da kayıt altına almıştır. Dünyada eşi benzeri nadir olan bir yılan balığı türü, yayın balığı ve İsrailliler tarafından kutsal sayılan Şabot balıklarını kayıt altına alan Su Ürünleri Yüksek Okulu yönetimi, bu türlerin yok olmaması ve yaşatılması için gen kaynaklarını kayıt altına alarak, ileride üretim yapılmasını tasarlamaktadır ( 2010).

Harran Üniversitesi Bozova Su Ürünleri Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yardımcı Doç. Dr. Erdinç Şahin, bölgedeki birçok canlı türü hakkında çalışma yaptıklarını belirterek, Şabot balığının İsrailler tarafından kutsal kabul edildiğini. Bunun nedeninin ise İsrail halkına domuz etinin haram kılındığı ve Şabot balığını kendilerine kutsal alarak tükettiklerini söylemiştir. Bugün ise İsraillerin elinde Şabot balığının bulunmadığını. Balığının bu halk için çok kıymetli olduğunu belirtmiştir. Şabot balığının dünya tüketiminde hatırı sayılır bir balık olduğunu. Üniversitelerinin çalışmalarından haberdar olan İsrail ve ABD nin girişimde bulunduklarını ( 2009) ifade etmiştir. Cyprinidae familyasında olan Şabot balığı (Tor grypus) bıyıklı tatlısı balıkları ve çift göçlü, tipik bir nehir balığı olup, ince ve uzun boylarıyla iyi yüzücüdürler, hızlı akıntılardan etkilenmezler ve suyun hızlı akan bölümlerini rahatlıkla geçebilirler. Suların taşkın dönemlerinde sakin sulara girdikleri bilinir hemen sonrasında su geri çekildiği anda nehre geri döner. Oksijen seviyesi fazla olan yerleri tercih ederler. Normal şartlarda, uzunluğu cm olan balıklar yaz boyunca nehir sisteminde kalabilirler (Ünlü 2006). Yumurtlama alanlarına doğru hareketlenme Nisan ayında nehirlerin alt bölümlerinde ve Mayıs başında ise iç sular da başlar. Güneydoğu Anadolu da ki Garzan, Botan, Baykan ve Savur daki yumurtlama alanlarına ulaşırlar ve yumurtlama Mayıs ortasında Haziran ortasında kadar sürer (Ateş 2009). Yumurtladıktan sonra balık mansaba geri döner. Bu süreçte durgun sulardaki su sıcaklığının fazla yükselmesine bağlı olarak popülasyonun çoğu nehirde bulunur. Larva balıkların ışığa karşı duyarlı olduğu gözlemlenmiştir. Balıkların larva evresinde çok ışık içeren yerden az ışık içeren yerlere geçtikleri görülmüştür. Boyu 30 cm yi geçen balıklar Mayıs sonuna kadar nehirlere geçmiş olur. Normal kışlarda balık hareket halindedir ve verimli güney sularında beslenir. Şabot balığı yavaş büyür. Güneydoğu Anadolu sularında endemik oluşu, üreme hızlarının yavaş olmasından ötürüdür. Yıllık üretimlerinin Türkiye toplam tatlısı balık üretiminin yüzde 5 10 u kadar olduğu tahmin edilmektedir (Ünlü 2006). Avlanma yöntemi uzatma ağları ve oltadır.

13 Endemik tür olan Şabot balığı ile ilgi araştırmalar çok azdır. Bu nedenle Şabot balığı (Tor grypus) Cyprinidae familyasının temel istek ve beslenme özellikleri göz alınırsa. Beslenme ve yemlenme özelliği olarak etkilenebilecekleri faktörler; su sıcaklığı ve kriterleri, balık büyüklüğü olduğu gözlenebilir. Hayvansal besin kaynağı olarak; balık unu, kan unu, tavuk kesim artıkları, tüy unu gibi maddeler kullanılabilmektedir. Bitkisel besin kaynağı olarak; yulaf, buğday, pamuk küspesi, soya küspesi, mısır kullanılan ürünlerdendir. Genel olarak kullanılan yem içeriğinde ham protein değeri % metabolik enerji değeri ise Kcal/kg olarak gözlemlenmiştir. Cyprinidae familyasının istediği ortam ise su sıcaklığı C, ph 6,5 8,5; oksijen isteği 4 9 ppm, amonyak 0 0,2 ppm, nitrit 0,006 0,1 ppm olarak belirlenmiştir ( 2009). Ülkemizde şu anda balıklandırma çalışmalarında kullanılan Şabot balığının için yaptığı açıklamada DSİ 15. Bölge Müdürü Mustafa Altundal, Fırat ve Dicle üzerinde barajların yapılması ile endemik ve ekonomik değeri olan bu balığı yumurtlama alanlarını azalması nedeniyle DSİ 16. Bölge Müdürlüğü Su Ürünleri Üretim istasyonunda 2005 yılında üretim yapılmaya başlanmıştır. Aynı yıl Atatürk Baraj gölünde iki dişide elde edilen yumurtalar ile bir erkekten alınan spermi döllendirip döllenen yumurtaların enkübasyon işleminden sonra yavrular elde edilmiş olup, elde edilen yavruların bakım beslenmelerine devam edilmiştir yılında daha fazla anaç balık üzerinde çalışılmış, 8000 adet yavru balık elde edilmiş bu balıkları kültürel ortamda daha iyi adapte edilmesi için önlemler alınmış bu yavrular diğer yavru balık türleri gibi halen kalan 5860 adet yavrunun bakım ve beslenmelerine devam edilmiştir. 15/06/2007 yılında kısmen artan üretim tecrübesi ile aynı şekilde üretim yapılmış, elde edilen adet yavru balık kurumun işletmesinde bakım ve beslenmeleri yapılarak Atatürk Baraj Gölüne bırakıldığını ifade etmiştir ( 2009).
4
HAKKARİ / Hakkari'nin Yaylaları
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 22 Kasım 2020, 19:26:46 »
01- Avaherk Yaylası
02- Bala Yaylası
03- Bilmizid
04- Berçelan Yaylası
05- Ceyter Yaylası
06- Çalesor Yaylası
07- Çarçela Yaylası
08- Durankaya Yaylası
09- Depin (Helil) Yaylası
10- Gevaruk Yaylası
11- Golan Yaylası
12- Helane Yaylası
13- Kanikurkan Yaylası
14- Kanimehan Yaylası
15- Mergen Yaylası
16- Meydan-ı Belek Yaylası
17- Meydan-ı Melhem Yaylası
18- Mirgezer Yaylası
19- Mordağı Yaylası
20- Semedar Yaylası
21- Sereseve Yaylası
22- Tirşin Yaylası
23- Vareberzikan Yaylası
24- Vargeni Yaylası
5
HAKKARİ / Koçanis (Konak) Kilisesi
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 22 Kasım 2020, 17:49:24 »


Kilise, Hakkâri merkeze 18 km. uzaklıktaki Konak (Koçanis) köyünde, genişçe düzlüklerin ve kayalıkların bulunduğu bir vadi içerisinde yer almaktadır. Kuzeydeki bölüm dışında yapının dış cephesi tamamıyla düzgün kesme taş malzeme ile inşa edilmiştir. Kapı, iki renkli taşla süslenmiş sivri kemerli girinti içerisine açılmıştır. Cephenin çatıya yakın üst kesiminde batı tarafta sekiz satırlık Asuri dilinde bir kitabe yerleştirilmiştir. Kilisede biri bu kitabenin altında, diğeri ortaya yakın yerde olmak üzere dairesel şekilde iki güneş saati yer almaktadır.
6
HAKKARİ / Mar Şalita Manastırı
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 22 Kasım 2020, 17:41:41 »
Mar Şalita Manastırı (Kırıkdağ Köyü)



Kırıkdağ vadisinin batı yamacında oldukça yüksek bir mevkide yer almaktadır. Anayoldan 6 kilometre’lik stabilize yoldan sonra, Dikmen Mahallesi’nden patika yol ile manastıra ulaşılmaktadır. Yapı, yöre halkı tarafından Dera Çiya (Dağ Kilisesi), Dera Keriser (Beyaz Kilise) olarak adlandırılmaktadır. Ulaşılması zor, sarp, bir arazide kaya oyuğu içerisine inşa edilmiştir. Önünde bir teras, doğuya doğru dik olarak va- diye inen iki yanında kayalık bir kalyon yer almaktadır. Kayalığın önünde yüksekçe bir duvarla oluşturulmuş iki kademeli cephe anlayışı göstermektedir. Sağır beden duvarları savunmayı ön plana çıkarmaktadır. Önde duvarla oluşturulmuş teras, 12.30 metre genişliğinde ve 6.50 metre derinliğinde bir alan meydana getirmektedir. Kuzey yanında bu alan daha dar tutulmuştur. Manastırın üç katlı bir yapısı vardır. Zemin kat kilise olarak düzenlenmiştir. Kaya oyuğuna uydurulmuş doğu köşe- sinden bir dış kapı ile girilen sahhın bölümü, kuzey-güney ekseninde uzanmaktadır. Üzeri aynı yönde beşik tonozla örtülüdür. Yaklaşık 9 metre uzunluğunda ve 3 metre genişliğinde ölçülere sahiptir.
7
SU CANLILARI / Psuedorasabora Parva
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 22 Kasım 2020, 13:42:42 »
Vücut Yanlarında genellikle koyu bir şerit vardır. Türünün Avrupa'da yaygın olan tek türüdür. Küçük ağzı sayesinde diğer tüm sazanlardan kolaylıkla ayırt edilir.

Türlerin ömrü genellikle 3-4 yıla kadardır. 1 yılda cinsel olarak olgunlaşır. Dişiler yılda 3-4 defa ürerler, havyar tahıllarını bulundukları alt tabakaya bırakarak yumurtadan çıkana kadar erkekler tarafından korunur. Erkekler daha büyüktür, dişiler daha koyu ve daha parlak bir renge sahiptir. Esas olarak zooplanktonla beslenir (döndürücüler, cladoceres ve kopepodlar) ve daha az sıklıkla küçük bentik omurgasızlarla hayvanlar beslenirler.


Psuedorasabora parva

8
SU CANLILARI / Otbalığı (Phoxinus phoxinus)
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 22 Kasım 2020, 13:37:17 »
Otbalığı (Phoxinus phoxinus), Cypriniformes takımının Cyprinidae familyasındaki bir tatlı su balığı cinsidir. Tip türü Phoxinus phoxinus'tur. Bu cinsteki diğer türler de genellikle "minnows" olarak bilinir. "Minnow" adı, ilk İngiliz balıkçılarının "küçük ve önemsiz" i tanımlamak için kullandığı addı. Phoxinus cinsi Avrasya'nın her yerinde bulunur ve bilinen 21 tür içerir. Daha önce, Kuzey Amerika cinsi Chrosomus'un üyelerinin de bu cinsin bir parçasını oluşturduğuna inanılıyordu.

Türler
Bu cinste şu anda 21 tanınmış tür vardır:

•   Phoxinus apollonicus Bianco & De Bonis, 2015
•   Phoxinus bigerri Kottelat, 2007 (Adour minnow)
•   Phoxinus brachyurus L. S. Berg, 1912 (Seven River's minnow)
•   Phoxinus colchicus L. S. Berg, 1910
•   Phoxinus grumi L. S. Berg, 1907
•   Phoxinus issykkulensis L. S. Berg, 1912 (Issyk-kul' minnow)
•   Phoxinus jouyi (D. S. Jordan & Snyder, 1901)
•   Phoxinus karsticus Bianco & De Bonis, 2015
•   Phoxinus keumkang (M. K. Chyung, 1977)
•   Phoxinus ketmaieri Bianco & De Bonis, 2015
•   Phoxinus kumgangensis L. T. Kim, 1980
•   Phoxinus likai Bianco & De Bonis, 2015
•   Phoxinus oxyrhynchus (T. Mori, 1930)
•   Phoxinus phoxinus (Linnaeus, 1758) (Eurasian minnow)
•   Phoxinus semotilus (D. S. Jordan & Starks, 1905)
•   Phoxinus septimaniae Kottelat, 2007
•   Phoxinus steindachneri Sauvage, 1883
•   Phoxinus strandjae Drensky, 1926 (Bulgarian minnow)
•   Phoxinus strymonicus Kottelat, 2007 (Aegean minnow)
•   Phoxinus tchangi X. Y. Chen, 1988
•   Phoxinus ujmonensis Kaschenko, 1899
9
SU CANLILARI / Leuciscus Kurui
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 21 Kasım 2020, 17:59:22 »
Türkiye'nin güneydoğusunda ki Yukarı Dicle'nin büyük kolu olan Zab suyunda görülen Cyprinidae (sazangiller) türüne ait balık türüdür.


 
10
SU CANLILARI / Ladigesocypris Ghigii
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 20 Kasım 2020, 20:14:36 »
Doğal yaşam alanları nehirler, tatlı su bataklıkları, tatlı su kaynakları ve su depolama alanlarıdır. Habitat kaybı tehdidi altındadır. Bitkilerle beslenir ve boyu 6,5 cm civarındadır.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10