Doğa Sporları - DoğaKolik

TÜRKİYEDE DAĞCILIK SPORUNUN TARİHİ

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

GeZGiN

  • *****
  • 2455
  • Cinsiyet: Bay
    • insan ve doğa
TÜRKİYEDE DAĞCILIK SPORUNUN TARİHİ
« : 21 Ekim 2009, 08:24:41 »
          Ülkemizde dağcılık etkinlikleri ilk kez yabancıların bizim dağlarımıza çıkmasıyla başlamıştır. Bu ilk tırmanışlar dağcılık etkinliklerinden çok bilimsel araştırma temelinde gelişen tırmanışlardır.
Bu konuda bilinen ilk tırmanış Alman fizik profesörünün Büyük Ağrı dağına yaptığı tırmanıştır. 27 Eylül 1829 tarihinde Prof. Dr. F. V. Parrot Büyük Ağrı dağının zirvesine ( 5165 m. ) ulaşan ilk kişi olmuştur. Bu tırmanış aynı zamanda ülkemizde dağcılık etkinliklerinin başlangıcıdır. Parrot'un 1844 yılında ölümü üzerine bölgedeki çalışmaları yürütmek üzere Alman hükümeti Prof. Dr. O.W. Herman Abich'i Türkiye'ye gönderir. Abich, bir doğa bilimci olan Dr. Wagner ile birlikte 1845 yılında Büyük Ağrı dağının zirvesine bir tırmanış daha gerçekleştirir.
Daha sonra yine bir Alman Profesör Karl Koch tarafından 1846'da Rize Kaçkar dağlarında Kaçkar ana zirvesine ( 3932 m. ) tırmanıldığı bilinmektedir. 1894 yılında W. Rickmer gene Kaçkar dağlarında, Altıparmak zirvesine ( 3472 m. ) tırmanmıştır.
           1859 yılından itibaren Orta Toroslar' da Aladağlar bölgesinde araştırma yapmak üzere bir çok yabancı bilim adamı ülkemize gelmiştir. Bu bilim adamlarından Avusturya'lı jeolog Franz Schaffer 1901 yılında Alaca başı olarak bilinen 3200 mlik zirveye tırmanmıştır. Bu tırmanış Aladağlar'da yapılan ilk tırmanış olarak bilinmektedir. F. Schaffer'in yayımladığı notları Alman dağcılık kulübü üyelerinin ilgisini çekmiş ve bölgeyi araştırmak ve tırmanışlar yapmak üzere 1927 yılında bir ekip gönderilmiştir.               
          1927 yılı yaz aylarında Dr. Georg Künne, Dr. Wilhelm Martin ve eşi Marianne'den oluşan ekip Demirkazık ( 3756 m. ), Kaldı ( 3736 m. ), Kızılkaya ( 3725 m. ), Alaca ( 3582 m. ), Eznevit ( 3550 m. ) zirvelerinin ilk çıkışlarını gerçekleştirmiştir. Demirkazık zirvesi çıkışı sırasında ekibe Demirkazık köyünden Veli çavuş adı ile bilinen bir genç köylü rehberlik yapmıştır. Veli çavuşun da ekiple birlikte Demirkazık zirvesine çıktığı bilinmektedir. Bu anlamda Demirkazık zirvesinin bilinen ilk Türk çıkışı 1927 yılında Veli çavuşa aittir.
          Hakkari bölgesindeki Güneydoğu Toroslar' da yer alan Cilo ve Sat dağları üzerinde 1900 yılında F .R. Maunsel tarafından harita çıkartılması amacıyla çeşitli araştırmalar yapılmıştır. 1931 yılında Ludwig Krenek ve Ludwig Sperlich Cilo ve sat dağlarında ilk tırmanışları gerçekleştirmişlerdir. Bundan sonra düzenlenen ikinci etkinlik ise, 1937 yılında 8 Eylül - 8 Ekim tarihleri arasında Berlin üniversitesi doçentlerinden Hans Bobek başkanlığında, 5 kişilik Alman dağcı ekip tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu etkinlik sırasında Reşko ( 4136 m. ) zirvesi de dahil olmak üzere 20 ana zirvenin ilk tırmanışları yapılmıştır.
        1938 yılı yabancı dağcıların Aladağlar' daki bir çok zirveye ilk çıkışları gerçekleştirdikleri yıl olmuştur. Alman - Avusturya dağcılık kulübünün üyelerinden Walter Pleunigg, Siegfried
Tritthard, Hermann Heide ve Josef Pucher'den oluşan 4 kişilik dağcı ekip bir dizi tırmanış gerçekleştirmişlerdir. Bu ekip 25'i ilk çıkış olmak üzere toplam 30 zirve çıkışı gerçekleştirmiştir. Bu tırmanışlar ile Aladağların Torasan bölgesindeki zirveler haricinde hemen hemen bütün zirvelere çıkılmıştır.
  İkinci Dünya savaşı yıllarında Türkiye'de bulunan İngiliz Büyükelçiliği'nde görevli, 3 diplomat Aladağlar'da çeşitli tırmanışlar yapmışlardır. Edward H. Peck, Robin Hodgin, L. H. Hurst adlı bu diplomatlar tarafından 1943, 1944, 1945 yıllarında gerçekleştirilen tırmanışlarda bilinen zirvelere farklı rotalardan çıkışlar yapılmıştır. Bu rotaların bazıları hala bu diplomatların adı ile bilinmektedir. 1955 yılında ise hem Alman hem de İtalyan dağcılar Aladağlar' da çıkılmamış bir çok rotayı tırmandılar. Özellikle İtalyan ekip Aladağlar'ın Torasan bölgesinde çıkılmamış olan 20' den fazla zirvenin ilk çıkışlarını gerçekleştirdiler. Bu yıldan sonra da yabancıların Aladağlar' daki etkinlikleri uzun dönem devam etmiştir.
      1962 yılında Bemhard Maidl ve Rudiger Steuer, Cilo Dağları'na yaptıkları tırmanışta 4136 m.lik Uludoruk zirvesinin kuzey duvarının büyük buzul üzerinden yapılan ilk çıkışını gerçekleştirdiler. 1966 yılında Doug Scott ve Brian Watts Cilo Dağları'ndaki Göl Dağı kuzeydoğu duvarını ilk kez tırmandılar. 1967'de Martin Lutterjohann ve Herbert Zehetner Cilo Dağları'nd"a 4136 m.lik Uludoruk zirvesinin batı yüzünün ve Suppa Durek'in 4.116 m. metrelik doğu duvarının ilk tırmanışlarını gerçekleştirdiler. 1967 yılında Andrzeg Kus ve Andrzej Mroz Uludoruk zirvesinin batı duvarındaki en teknik rota olan büyük çatlağı tırmandılar. 1969 yılında Toni Fuchs, Ise Fuchs, Muzaffer Erol Gez ve Servet Taş tan oluşan A vusturya- Türk ekibi Cilo Dağları 'nda Köşe Direği'nin ( 3918 m. ) doğu duvarına tırmandılar.
1972 yılında Aladağlar' da Demirkazık kuzey duvarı ilk kez tırmanıldı. Tırmanışı Avusturalya'dan Joe Friend ve Yeni Zellanda'dan Rick Jamieson gerçekleştirdiler. 1986 yılında Vay Vay dağı ( 3563 m. ) kuzey duvarı İtalyan bir ekip tarafından çıkıldı.
 
İLK TÜRK ÇIKIŞLARI

                İlk Türk dağcısı olarak bilinen isim, Ali Vehbi Türküstün'dür. Fransa'da Paris'te Tıp öğrenimi yaparken 4 Fransız dağcı arkadaşı ile birlikte 26 Temmuz 1906 günü Alp Dağları 'nın en yüksek noktası olan Mont Blanc zirvesine tırmandığı bilinmektedir. Bu tırmanış Türk dağcılık tarihinde bilinen ilk tırmanıştır. Türklerin dağcılık sporuna ilgileri daha çok askeri amaçlı alarak Birinci Dünya Savaşı yıllarında başlamıştır. Savaş sırasında İtalyan cephesinde Avusturyalı dağcı birliğinin bir tatbikatını izleyen Pertev Paşa, Osmanlı ordusu bünyesinde böyle bir birliğin kurulması için çalışmıştır. Pertev Paşa'nın isteği üzerine Avusturyalı bir dağcı olan Albay Bilgeri, 5 subay ve 40 Astsubaydan oluşan Türk askerlerine temel dağcılık bilgileri vermiştir.
              Miralay ( Albay ) Cemil Cahit Toydemir' in 1924'te Kayseri'deki Erciyes Dağı zirvesine ( 3.916 m.), yanında 6 subay ve 1 erle birlikte doğu yönünden tırmanışı ile Türkiye'de dağcılık etkinlikleri başlamıştır. Cemil Cahit Toydemir böylece Türkiye dağlarında dağcılık sporunu başlatan ilk kişi olarak kabul edilmiştir. Miralay Cemil Bey Erciyes Dağı zirvesine tırmandıktan sonra kendisiyle birlikte zirve yapan subay ve erlerin isimlerini bir kağıda yazıp metal bir sigara tabakası içine koyarak zirveye bırakmıştır. Bu metal sigara tabakası aynı zamanda yurdumuzun ilk zirve defteri olma özelliğini taşımaktadır.
               Ülkemizde ilk dağ gezileri Uludağa düzenlenmiştir. 1925 yılında Bursa 'lı bir doktor olan Osman Şevki Bey, Bursa'daki Keşiş Dağı zirvesine ( 2545 m. ) ilk tırmanışı yapmıştır. Tırmandığı bu dağa Uludağ adını vermiştir. Bu adlandırma Atatürk tarafından da beğenilmiş ve dağın adının Uludağ olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. Soyadı kanunu çıktıktan sonra Dr. Osman Şevki Bey'e Atatürk tarafından Uludağ soyadı verilmiştir.
              3 Ağustos 1934 tarihinde 9. Kolordu'ya bağlı askeri birlikten 8 kişilik ekip, Küçük Ağrı Dağı ( 3868 m. ) zirvesine tırmanmış. Tırmanışı gerçekleştirenlerden biri 8 yaşlarında bir subay çocuğudur. 3 Eylül 1934 tarihinde Yüzbaşı Rüştü ve Teğmen Bekir komutasındaki bir askeri ekip Büyük Ağrı Dağı'nın zirvesine ( 5165 m. ) ilk çıkışı gerçekleştirir. Zirveye çıkan ekip 14 kişiden oluşmaktadır. Bu tırmanışlar Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı Dağı zirvesine yapılan ilk Türk tırmanışıdır.
              Büyük Ağrı Dağı zirvesine yapılan kayıtlara geçmiş ikinci Türk çıkışı ise, gene askeri bir birlik tarafından 1937 yılında yapılan tırmanıştır. Binbaşı Cevdet Sunay başkanlığında 15 subay ve 50 askerden oluşan bir birlik zirve tırmanışına geçmiştir. Zirveye ulaşan 8 kişilik bir grup olmuştur. Zirveye Atatürk büstü dikilmiştir. Tırmanış sırasında 38 yaşında olan Binbaşı Cevdet Sunay  daha sonra Türkiye'nin 5. Cumhurbaşkanı olarak 1966 - 1973 yılları arasında görev yapmıştır.

TÜRK DAĞCILIK CEMİYETİ VE ÖRGÜTLENME

          Bu yıllarda ülkemizde dağcılık biri askeri diğeri sivil olmak üzere iki koldan yürütülmektedir. Başlangıçta askeri tırmanışlar ön plandadır. Sonraları sivil ve sportif amaçlı tırmanışlar git gide yaygınlık kazanmıştır. 1926 yılında Türk ordusu içinde bir dağcılık talimgahı kurulmuştur. Bu okul ülkemizde açılmış ilk dağcılık okuludur. Birinci Dünya savaşı yıllarında Türk Ordusu'ndaki subaylara dağcılık eğitimi veren Avusturyalı dağcı Albay Bilgeri, Cumhuriyetin ilanından sonra 1927 ve 1928 yıllarında tekrar Türkiye'ye gelerek Eğridir’de 3 er ay süre ile dağcılık kursları düzenlemiştir
        Bu çalışmalar sonrasında 1928 yılında "Türk Dağcılık cemiyeti" adı altında ilk dağcılık örgütü ülkemizde kurulmuştur. 1933 yılında ise "Türk yürüyüşçülük, Dağcılık Kış sporları Kulübü" adı altında bir klüp faaliyete başlamıştır. Bu kulüp sonradan "Tenis, Eskirim ve Dağcılık Kulübü" adını almıştır. Bu kulübün kurucusu, dönemin İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı olan Muhiddin Bey' dir. Muhiddin Bey'e dağcılık sporuna karşı yakın ilgisi nedeniyle soyadı kanunu çıktıktan sonra Atatürk tarafından Üstündağ soyadı verilmiştir.
        1939 yılında Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü bünyesinde "Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu" oluşturulmuştur. Aslında federasyonun ilk kuruluşu 1936 yılında olmuştur ancak yasal anlamda işlerlik kazandığı yıl 1939'dur. Federasyon içinde uzun yıllar dağcılık ve kayak birlikte yürütülmüştür. Kayak çoğu zaman ön planda tutulmuş ve bu birliktelik 1966 yılına kadar devam etmiştir. Daha sonra dağcıların yoğun çabaları sonucu dağcılık için ayrı bir federasyon oluşturulmuştur.

DAĞCILIK FEDERASYONUNUN KURULMASI VE TIRMANIŞLAR

          Dağcılık Federasyonun ilk başkanlığını 1936 - 1941 yılları arasında Latif Osman Çıkıgil yürütmüştür. Ülkemizin bu ilk kuşak dağcıları arasında, Latif Osman Çıkıgil, Muvaffak Uyanık ve Muharrem Barut isimleri ön plandadır. Dağcılık Federasyonu başkanlığını, 1941 - 1944 yılları arasında Nizamettin Kırşan, 1944 - 1948 yılları arasında ise vekaleten Asım Kurt yürütmüştür. 1948'den sonra ise Asım Kurt aslen başkan olmuştur. Asım Kurt'un başkanlığı federasyonun dağ ve kayak olarak ikiye ayrıldığı 1966 yılına kadar devam etmiştir.
           1966- 1973 yıllarında Latif Osman Çıkıgil, 1973- 1976 yıllarında Dr.Bozkurt Ergör, 31-05-1977 tarihinden 16-03-1978 tarihine kadar Dr. Güner Ünal, 1978-1979 yıllarında Muzaffer tıraş, 07-05- 1980 tarihinde atanarak 1980 yılında görev yapan Prof. Dr. Abdulmecitdoğru  1981- 1984 tarihlerinde yeniden Dr. Bozkurt Ergör, 06-12 – 1984 tarihinde başlayıp,14-02 1990 tarihine kadar yeniden Prof.Dr.Abdulmecitdöğru, 21-11-1990 tarihinden 20-11 1992 tarihine kadar Erdem Büyükbingöl, 20-12-1993 tarihinde seçimle göreve gelen ve 1995 tarihine kadar görevi devam eden Dr.A.Tayfun Tercan, 18-01-1996 tarihinde Bakan atamasiyla göreve başlayan Ziya Mengenecioğlu  19- Ocak 1997 tarihine kadar Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanlıklarını yürütmüşlerdir.
           19- Ocak 1997 tarihlerinde yapılan Federasyon başkanlığı seçimlerinde aday olan ve118 delegeden 83 ünün oyunu alan , Alaattin Karaca  seçimle Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanlığı görevine seçilmiş ikinci Federasyon Başkanıdır. Dörder yıl aralıklarla yeniden yapılan seçimleri sırasıyla 18-Kasım 2000-,11-Aralık 2004 tarihlerinde rakipsz kazanan ve son seçimde oy kullanan 721 delegenin tümünün oylarını alarak  yeniden Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanlığına seçilen Karaca  halen Türkiye Dağcılık Federasyonu başkanıdır.
 
1940 LI YILLAR

          1941 yılında Erciyes ve Bolkar dağlarında dağcılık federasyonu tarafından düzenlenen tırmanışlar bulunmaktadır. 1941 yılındaki Bu tırmanışlar, ülkemizde devlet tarafından düzenlenen ilk sivil dağcılık hareketi olarak bilinmektedir. Asım Kurt'un federasyon başkanlığı döneminde 1945 yılında Latif Osman Çıkıgil'in çabalarıyla Federasyon adına Cemil  Oka liderliğindeki bir ekip Aladağlar' a etkinlik düzenlemiş ve Demirkazık zirvesine klasik rotadan çıkılarak zirveye defter bırakılmıştır.
Bu tırmanış Demirkazık zirvesine ilk Türk ekip çıkışıdır.
1945 yılında Hakkari bölgesindeki Cilo ve Sat dağlarında da ilk Türk etkinliği organize edilmiştir. Bu etkinliğe Prof. Dr. Reşat İzbırak araştırmacı olarak katılmıştır. Bu etkinlikte Gelyano zirvesine ( 3650 m. ) tırmanılmıştır. Reşko zirvesi ( 4136m. ) denenmiş ancak 4030 m.ye kadar tırmanılabilmiş ve geri dönülmüştür. Bu zirveye ilk çıkış 5 Ağustos 1947 tarihinde MT A adına araştırma yapan bir jeolog ekip tarafından yapılmıştır. Zirveye çıkan ekip içersinde, Hayri Ünsal, Süleyman Türkünal, Ali Güzel, İbrahim Şenocak ve avcı Osman bulunmaktadır. 1948 yılında ise aynı bölgeye dağcılık federasyonu tarafından ikinci bir etkinlik organize edilmiştir. Bu etkinliğe ise Prof. Dr. Sım Erinç araştırmacı olarak katılmıştır. Bu etkinlik sırasında Reşko zirvesine çıkış gerçekleştirilmiştir. Bu tırmanışı gerçekleştiren kişiler arasında Latif Osman Çıkıgil, Muvaffak Uyanık, Asım Kurt, Şinasi barutçu gibi kişiler bulunmaktadır.
          Asım Kurt'un federasyon içinde daha çok kayağa ağırlık vermesi dağcılık adına fazla bir etkinliğin organize edilememesine neden olmuştur. Bu durum federasyon içinde yoğun tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Dağcılık Federasyonu içinde ikinci kuşak olarak bilinen Dr. Bozkurt Ergör, Muzaffer Erol Gez ve arkadaşları  bu durumu şiddetle eleştirmişlerdir. 
 
1950 Lİ YILLAR

          1952 yılında Aladağlar'da Kaldı zirvesinin ilk Türk çıkışı yapılmıştır. Ancak bu zirveye çıkan kişi bir dağcı değildir. Şahap Tanyolaç adlı bir mühendis bölgede yapılmakta olan yol hattını daha iyi görebilmek için yüksek bir yere çıkma ihtiyacı duymuş ve Kaldı zirvesine ( 3736 m. ) tırmanmıştır.
Bu tırmanış Kaldı zirvesinin bilinen ilk Türk çıkışıdır.
         1953 yılında ilk Türk - Avusturya ortak ekspedisyonu Aladağlar' da gerçekleştirilmiştir. Türk ekibi içersinde, Ersin Alok, Muvaffak Uyanık, Rasim Akın ve Selehattin Dipçin bulunmaktadır. 15 gün süren bu etkinlik sırasında Demirkazık, Kaldı, Küçük Demirkazık (3400 m. ), Alaca ( 3582 m. ) ve Emler ( 3723 m. ) tırmanışları gerçekleştirilmiştir. Tırmanılan zirvelerden son üçü ilk kez Türk ekipleri tarafından çıkılmıştır.
        1954 yılında Esin Alok ve Rasim Akın önderliğindeki Türk ekibi, Kızılkaya batı rotası ve Demirkazık Peck kulvarı rotasından ilk Türk çıkışlarını gerçekleştirmişlerdir. Aynı yıl federasyon tarafından Büyük Ağrı Dağı çıkışı organize edilmiştir. 1954 yılında Erdal İnönü Kayseri'den arkadaşı Necdet Nakipoğlu ile birlikte Erciyes zirvesine tırmanmıştır. 1950 li yıllarda Manisa Tarzanı olarak bilinen Ahmeddin Çarlak, Manisa Dağcılık Kulübü ekibi ile birlikte Büyük Ağrı, Demirkazık ve Cilo Dağları'nda tırmanışlar yapmıştır.
       1955 yılında Bozkurt Ergör, Trabzon'da askerlik yaptığı dönemde bir hafta sonu Kaçkar Dağları'na gitmiş ve ilk çıkışını kendi gerçekleştirdiği için adını Ergör Tepe ( 3589 m. ) koyduğu zirveye tırmanmıştır.
     1956 yılında federasyon tarafından Aladağlara'da bir tırmanış etkinliği daha organize edilmiştir. Etkinliğe Türkiye'nin değişik bölgelerinden 53 dağcı katılmıştır. Bu etkinliğe misafir olarak Avusturyalı dağcıların da katılmasıyla büyük bir ekspedisyon oluşturulmuştur. Bu etkinlik sırasında Demirkazık ( 3756 m. ) ve Emler ( 3723 m. ) zirvelerine tırman ekip arasında Bozkurt Ergör, Muzaffer Erol Gez ve Engin Kongar bulunmaktadır. Bu tırmanıştan 1 ay kadar sonra Demirkazık zirvesine tekrar tırmanmak üzere gelen Engin Kongar 8 Eylül 1956 tarihinde batı yüzünde tırmanış sırasında düşerek hayatını kaybetmiştir.
        Bu olay ülkemizde ölümle sonuçlanan ilk dağ kazasıdır. Dr. Bozkurt Ergör yıllar sonra Aladağlar'ın haritasını yaparken bugün Emler adıyla bilinen zirveye "Engin Tepe" adını vermiştir. Engin Kongar' ın mezarı Aladağlar' da, Niğde - Çamardı yolu üzerinde Çukurbağ Köyü kavşağı yakınında bulunmaktadır.
 
1960 LI YILLAR

      1950- 1960 yıllarında Ankara, Manısa, Kayseri, Erzurum illerinde dağcılık kulüpleri kurulma girişimleri başlamıştır. 1960 lı yıllarda Dağcılık ve Kış Sporları fedarasyonu içersindeki tartışmalar hız kazanmış ve bazı ayrılıklar yaşanmıştır. Dr. Bozkurt Ergör 1962 yılında İstanbul'da "Türk Dağcılık Kulübü" adı altında ayrı bir örgütlenmeye gitmiştir. Bu örgüt 1972 yılına kadar varlığını sürdürmüştür. 12 Mart askeri yönetimi sırasında kulüp kapanmıştır. Kulübün yönetiminde başlangıçta Dr. Bozkurt Ergör, Şinasi Barutçu, Muvaffak Uyanık gibi kişiler bulunmaktadır. 1963 yılında Sönmez Targan kulübün başkanlığını yürütmüştür. Aynı dönemde, Anadolu'da farklı illerde dağcılık kulüplerinin kurulması için çalışmalar sürdürülmüştür. Bu çalışmalar ülkemizde ilk özel dağcılık örgütlenmelerinin çekirdeğini oluşturmuştu.
        21.Temmuz 1966 tarihinde federasyon resmen ikiye ayrılmış ve Dağcılık Fedarasyonu bağımsız bir birim olarak çalışmalarına başlamıştır. Ayrıldıktan sonra Federasyonun ilk başkanlığına Latif Osman Çıkıgil getirilmiştir. 1965 , 1966 ve 1967 ve onu izleyen yıllarda Türk dağcıları artık her yıl Aladağlar' a kamp kurmaya ve çeşitli tırmanışlar yapmaya başlamışlardır. Bu tırmanışlar sırasında bir çok ilk Türk çıkışı gerçekleştirilmiştir. 1965 yılında Muzaffer Erol Gez başkanlığında 8 kişilik ekip çeşitli zirve çıkışlarının yanı sıra Cebelbaşı ( 3574 m. ), Direktaş ( 3510 m. ) ve Kızılkaya ( 3725 m. ) zirvelerinin ilk Türk çıkışlarını yapmıştır. 1966 yılında gene Muzaffer Erol Gez başkanlığındaki 4 kişilik bir ekip Gürtepe ( 3630 m. ) zirvesinin ilk Türk çıkışını gerçekleştirmiştir. .1967 yılında federasyon tarafından Aladağlar' da büyük bir tırmanış kampı kurulmuştur. Kampa Latif Osman Çıkıgil, Bozkurt Ergör, Sönmez Targan, Muzaffer Erol Gez, İsmet Ülker gibi dağcıların da aralarında bulunduğu toplam 30 kadar dağcı katılmıştır.
         Kampa katılan dağcılar gruplara ayrılarak bir çok zirve tırmanışı gerçekleştirmişlerdir. Kaldı kuzey, Kaldı güney - doğu ilk Türk çıkışı, Sıyırmalık zirvesi batı duvar çıkışları Türk tırmanış tarihinde birer ilktir. Bu tırmanış, ülkemizde teknik duvar çıkışlarının başlangıcı olarak kabul edilebilir. 1969 yılında Bozkurt Ergör ve Sönmez Targan Demirkazık ilk kış tırmanışını gerçekleştirmişlerdir. Bu tırmanış Türk dağcılık tarihinde bir dönüm noktasıdır. Bu tırmanışla birlikte Türk dağcıları ülkemizdeki dağların kış çıkışlarını yapmak için çalışmalar başlatmışlardır.
       Türkiye de Dağcılık sporunun tarihçesini eksiksiz  yayınlamak mümkün görünmemektedir.  Örneğin 1966 lı ve 1980 li  yıllarda Türk Dağcılık sporuna hizmet veren Gazı Kadogen, Yücel Dönmez, Canip Karakuş, Ahmet Şahin, Şahap Atalay, Adnan Doğu, Ertuğrul Dayıoğlu, Halit Değirmencioğlu, Gültekin Çeki   gibi kişilerin Dağ turizminde ve dağcılık sporundaki verdiği hizmetler ve yaptığı tırmanışların izlerini silmek mümkün değildir.

1970 Lİ YILLAR

        Bu yıllarda Türk dağcıları yoğun olarak daha teknik tırmanışlar ve kış çıkışları yapmaya yöneldikleri görülmektedir. 1969 yılında Demirkazık zirvesi kış çıkışından sonra Dr. Bozkurt Ergör, 1970 yılında Büyük Ağrı zirvesinin ilk kış çıkışını gerçekleştirdi.
       1972 yılında Yalçın Koç ve Hüseyin Özbek Kaldı zirvesinin ilk kış çıkışını yapmış, Gene Yalçın Koç Reşko nun ilk kış çıkışını yapmıştır.
        29-Aralık 1973- 6- Ocak 1974 tarihlerinde Dağcılık Federasyonunca düzenlenen Kaçkar dağı kış tırmanışında Sönmez Targan, Yalçın Koç, Mustafa Gültekin, Atilla Erkut, Yüksel Kuranoğlu, Turgut Taşer, Alaattin Karaca, Kemal Kantarcı, Hüseyin Şen den oluşan ekip  4-Ocak 1974 tarihinde saat 19-00 da yukarı Kavrandan tırmanışa başlayarak 5-Ocak 1974 tarihinde 17 saat süren tırmanış sonrası Büyük buzul rotasından saat 12-00 de  Kaçkar dağına zirvesine  kişin çikan ilk ekip olmayı Türk dağcılığına kazandırmışlardır.(Dağcılık Federasyonu yayını Temmuz 1974)
      Yine 4- 9- Şubat 1974 tarihlerinde Erciyes Dağ evinde açılan eğitim  kampının sonunda Genç dağcılarımızdan Kemal Kantarcı ve Alaattin Karaca Erciyes in ana doruğuna kışın ulaşmayı denemişler, o günün koşullarıyla çok büyük bir başarı elde ederek kışın ortasında Erciyes in 3917 metre yükseklikteki ana doruğuna ulaşan ilk dağcı olmak şerefini Türk Dağcılığına hediye etmişlerdir.( Dağcılık Federasyonu yayını Temmuz 1974)
      1973 yılında  atamayla Dr.Bozkurt Ergör Türkiye Dağcılık Federasyonu başkanlığına getirildi.
15- 25 Temmuz 1973 tarihlerinde Doktor Bozkurt Ergör Federasyonunca Kayseri Tekir yaylasında açılan eğitim kampı, dağcılık sporunun ülke geneline yayılmasında dönüm noktası olmuştur. Bozkurt Ergör, Metin Öz, Yalçın Koç, Ahmet Şahin in eğitmenlik, Elazığ bölgesinden öğretmen Kenan Hatipoğlunun kamp müdürlüğü, Özcan Albuz un kamp müdür yardımcılığı  yaptığı eğitim faaliyeti sonrası başarılı olan dağcılar o günün koşulları ile Niğde Aladağlar da Kaya uzmanlığı kampına alınmışlardır. Onyedi  günlük eğitim sürecince  Alaca, Kaldı, Laitkaya, Güzeller, Demirkazık, Kızılkaya, Direktaş zirvelerine tırmanışlar yapılmış, Parmakkaya ya ise tırmanma denemesi gerçekleştirilerek, kayanın kuzey yüzündeki oyuk bölümüne kadar tırmanılmıştır.
         Bu eğitimlerden yetişen Alaattin Karaca, (Erzurum) Gazenfer Albayrak, (Elazığ) Ziya Mengenecioğlu, (Erzurum) Sait Mutlu, (Mersin) İsmaılUyanık, (İstanbul) HalilAlpay, (İstanbul) Oğuz Salihoğlu, (Kayseri)  Ahmet Orhun, (Konya )  Mehmet Vurgun, (Niğde) Turgut Güner, (Ordu ) Bahri Bayraktutan,  (Rize)  daha sonrakı yıllarda yetişen dağcıların eğitimlerinde büyük katkı sağlamışlardır.
         O günün koşulları ile az sayıda olan dağcılarımıza Ergun Kuyumcu, Orhan Ayalp, Adnan Kayatepe, Mumtaz Çankaya, Nuri Dokuzoğlu, Ömer Faruk Gülşen, Gökhan Elmaslı, Tekin Küçüknalbant, Rıza Yücesan, Şükrü Soyata  ve ismini sayamayacağımız kişiler katılarak dağcılık sporunun yaygınlaştırılmasına çalışılmışlardır.
         Doktor Bozkurt Ergör sadece eğitim çalışmaları ile değil, Dağcılık malzemelerinin ülkemizde üretilmesinde de liderlik ederek sporumuzun gelişmesine  büyük katkı sağlamıştır. Kişisel dostlukları sonucu Kayseri Sanat enstitüsünde ve Kayseri Sanayi sitesinde büyük emeklerle yaptırdığı Karabina, çeşitli sikkeler, Krampon, Kazma, Tozluk,  gibi malzemelerle tırmanışlar yapılmıştır.
         1966 yılından itibaren ayrı bir birim olarak örgütlenen Türkiye Dağcılık Federasyonu Bozkurt Ergör'ün başkanlığı döneminde, 1977 yılında Uluslararası Dağcılar Birliği 'ne ( UIAA ) resmen üye olmuştur ve halen Türkiye Dağcılık Federasyonu UIAA’ nın üyesidir.
 
 

Linkback: http://www.dogakolik.com/index.php?topic=145.0



GeZGiN

  • *****
  • 2455
  • Cinsiyet: Bay
    • insan ve doğa
Ynt: TÜRKİYEDE DAĞCILIK SPORUNUN TARİHİ
« Yanıtla #1 : 21 Ekim 2009, 08:26:14 »
 1980 Lİ YILLAR

         Bu yıllar ülkemizde Güney Doğu bölgelerimizde bölücü terör  yaygınlık kazandığı yıllardır. Bu olaylar ülkemiz dağcılığını da olumsuz etkilemiştir. Bu bölgede yer alan Cilo ve Sat dağları tırmanışa kapatılmıştır.  Bu dağlar günümüzde de tırmanışa kapalı durumdadır. Bölgede tırmanışa kapatılan diğer önemli dağlar arasında Ağrı ve Süphan Dağı da bulunmaktadır. Ağrı Dağı 1990 yılında tırmanışa kapatılmış ve 1999 yılına kadar hiçbir tırmanış yapılamamıştır. 1999 yılından sonra Ağrı ve Süphan Dağları izinli olarak tırmanışa açılmıştır. 80 li yıllarda Güney Doğu bölgemizde yaşanan bu gelişmeler sonucu dağcılarımızın ilgisi yoğun olarak Aladağlar üzerinde toplanmıştır. Bu yıllarda Aladağlar' da bir çok tırmanış organize edilmiştir. Bu tırmanışlardan bazılarını aşağıda vermek istiyoruz.
            1980 yılında ADB'den Ömer Tüzel ve Recep Çatak Aladağlar'da Direktaş zirvesinin ( 3510 m. ) kuzey duvarından ilk Türk çıkışını gerçekleştirdiler. 80 li yılların başında ADB' den Kaşif Aladağlı ve Recep Çatak'ın da içinde bulunduğu bir grup, Aladağlar'ın Torasan bölgesi haricinde tamamında keşif ve sırt haritalarının çıkartılması amacıyla etkinlik ve bir dizi teknik tırmanış gerçekleştirmiştir. 1983 yılında Ömer Tüzel  Vay  Vay ( 3563 m. ) güney batı yüzü ilk Türk tırmanışını yapmıştır. Hikmet ve Ahmet Gürbüz kardeşler 1984 yılı kış aylarında Kızılkaya ( 3725 m. ) ilk kış tırmanışını yapmıştır.       
           Kızılkaya kış tırmanışı iki gün içerisinde arka arkaya üç ayrı ekipçe gerçekleştirilmiştir. Alaattin Karaca, Mehmet Yüregilli, Celalettin Karacan dan oluşan ikinci ekip ilk tırmanışın yapıldığı ikinci gün, Kızılkaya kış tırmanışını gerçekleştirmiştir.  1985 yılı kış aylarında ise Alaca zirvesinin ( 3582 m. ) batı yüzünden ilk Türk kış çıkışlarını gerçekleştirmişlerdir.
         1986 kış aylarında Tekin Küçüknalbant Güzeller ( 3461 m. ) zirvesinin güney sırtından solo olarak ilk Türk kış çıkışını gerçekleştirmiştir. 1986 yılında Küçük Demirkazık -zirvesinin ( 3400 m. ) Orhan Özçalık liderliğinde 3 kişilik bir ekip tarafından ilk kış çıkışı gerçekleştirilmiştir.
         1987 yılında Emler zirvesinin ( 3723 m. ) ilk kış tırmanışı Ümit Genç tarafından solo olarak yapılmıştır. Aynı yıl Batur Kürüz Direktaş zirvesine ( 3510 m. ) güney yüzden solo kış çıkışı yapmıştır. 1988 yılında Parmak kaya’nın ilk Türk çıkışı Emre Altoparlak tarafından gerçekleştirilmiştir.
         Bu tırmanışlar yapılırken Dağcılık Federasyonu'nda 1984 yılında Prof. Dr. Abdülmecit Doğru başkanlığa getirilmiştir. Abdülmecit Doğru 1990 yılına kadar başkanlığı yürütmüştür. Bu süre içinde bir çok yurt dışı tırmanış gerçekleştiren Abdülmecit Doğru, 1991 yılı Erciyes kış tırmanışı sırasında Prof. Dr. Ahmet Bilge ile birlikte çığ düşmesi sonucu hayatını kaybetmiştir.
 
1990 LI YILLAR VE GÜNÜMÜZDE DAĞCILIK
                 
              1990 yılında Anadolu Dağcılar Birliği ( ADB) kapanmıştır. Bazı üniversitelerimizde çok az sayıda Tescilli Dağcılık Kulüpleri kurulmuştur. Bazı Üniversitelerimizde ise spor kolları veya Spor Birlikleri bünyesinde dağcılık faaliyetleri yürütülmüştür.
        1990 yılı Ağustos ayında Hacettepe Üniversitesi Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü'nden ( HÜDDOSK ) Ertuğrul Melikoğlu, Dekirkazık kuzey duvarının ilk ve solo çıkışını gerçekleştirmiştir. Bu çıkıştan 4 gün kadar sonra Aynı duvar Gıyasettin Demirhan ve Murat Yıldırım tarafından bir kez daha çıkılmıştır.
         Aynı yıl aralık ayında Hacettepe Üniversitesi Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü'nden Ertuğrul Melikoğlu, Orhan Özçalık, Ataç Besi, M. Ali Onur, Bülent Ferhatoğlu'ndan oluşan 5 kişilik ekip, Demirkazık zirvesi batı rotasından ilk çıkışı gerçekleştirmişlerdir. 1991 yılında Ertuğrul Melikoğlu Parmakkaya'nın ilk solo çıkışını gerçekleştirmiştir. Ertuğrul Melikoğlu, ayrıca Kaldı zirvesinin ( 3688 m. ) Kuzey Doğu buzulu üzerinden bu zirvenin ilk solo kış çıkışını gerçekleştirmiştir.

       1990 yılı içinde Türk dağcılığı gerçekten patlama yapmıştır. Yeni kuşak dağcılar ülke genelindeki bir çok zirveye çok önemli tırmanışlar gerçekleştirmişlerdir. Yurt dışında ise gerçekten kısa süre önce hayal bile edilemeyecek zirvelerin çıkışları gerçekleştirilmiştir. Son dönemde ülkemiz dağcılığına damgasını vuran iki isim, Bilkent Üniversitesi Doğa Sporları kolundan  yetişmiş aynı yıllarda Türkiye Dağcılık Federasyonu yönetiminin maddi ve manevi  büyük desteğini almış  Nasuh Mahruki ve Tunç Fındıktır. Sadece Tunç Fındık'ın yurt içi ve dışında çıktığı 400 den fazla zirve ile Aladağlar ve Kaçkar Dağlan'nda açtığı ve ilk tırmanışlarını gerçekleştirdiği 100 den fazla yeni rota bulunmaktadır. Bu dağcılarımızın yanı sıra, Kürşat Avcı, Serhan Poçan, Ertuğrul Melikoğlu, Yılmaz Sevgül, Gıyasettin Demirhan, Haldun Aydıngün, Murat Kandi, Doğan Palut, Alper Sesli, Uğur Uluocak gibi dağcılarımız günümüz dağcılığında yaptıkları bir çok tırmanışla öne çıkan isimler olmuşlardır.
1995 yılında dağcılık federasyonu başkanlığını yürüttüğü dönemde Tayfun Tercan, Kaçkar dağlarında bir tırmanış dönüşü düşerek hayatını kaybetmiştir. Ne yazık ki, Kürşat Avcı ve Uğur Uluocak da son dönemde dağların bizden aldığı isimler arasına katılmışlardır. İTÜDAK'dan Uğur Uluocak 3 Temmuz 2003 tarihinde Kırgızistan'da Teke Tor zirvesi ( 4441 m. ) dönüşünde düşerek hayatını kaybetmiştir. 7 Ağustos 2003 tarihinde ise Aladağlar Demirkazık kuzey duvarı çıkışı sırasında HÜDDOSK' dan Kürşat Avcı tutunduğu kayanın kopması sonucu düşerek hayatını kaybetmiştir.

1997-2006 YILLARI
Fahri olarak yürütülen Federasyon başkanlığı ve yönetim kurulu üyelikleri görevi yıllarca büyük bir özveriyle yürütülmüştür. Bazı yönetimler eğitim ağırlıklı çalışmalar yaparak dağcılık sporunu ülke geneline yaymaya özen gösterirken, bazı yönetimlerde tırmanış ağırlıklı faaliyetler yapmayı tercih etmişlerdir. Bazı yönetimler eğitim Dağcılık Federasyonunun görevi değildir demiş, bazı görevlilerde yurtdışı tırmanışlar yapmayı ön plana çıkarmışlardır.
       Yıllarca bu anlayış doğrultusunda yapılan dağcılık günümüze kadar gelmiştir. En acı olanı ise  Türkiye Dağcılık Federasyonu  kalıcı tarafsız ve adil bir arşiv sisteminden yoksun bırakılmıştır. Gerçek dağcılık yapan kişiler yazma alışkanlığını oluşturamamış, Bu durum ise dağcılık tarihi açısından büyük eksikliktir.
           5- Aralık 1993 Yılından sonra ülkemizde spor federasyonları başkanları seçimle göreve gelmeye başlamışlardır. 1993 yılında yapılan ilk seçimlerde merhum Tayfun Tercan, Sayın Alaattin Karaca, Sayın Sönmez Targan ve Sayın Ziya Mengeneci Türkiye Dağcılık Federasyonu başkanlığına aday olmuşlardır.Yapılan seçimler sonrası Dr.Tayfun Tercan 35 Alaattin Karaca 27, Ziya Mengeneci 14, Sönmez Targan 10 oy almışlardır. Oy sayılarından da anlaşılacağı gibi en fazla oyu alan merhum Tercan Türkiye Dağcılık Federasyonu  Başkanlığına seçimle gelen ilk federasyon başkanı olmuştur. Merhum Tayfun Tercan 1995 yılında Kaçkar dağlarında  yürüyüş dönüşü geçirdiği kaza sonrası şehit olmuştur. Bu üzücü olaydan sonra 18-01-1996 tarihinde  Ziya Mengeneci Bakanlık onayı ile Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanlığına atanmıştır. 1997 yılında yeniden yapılan seçimlerde  Alaattin Karaca ve Ziya Mengeneci Federasyon Başkanlığına aday olmuşlardır.Yapılan seçimler sonrası 118 delegenin 83 unun oyunu alan Alaattin Karaca Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanlığına seçilmiştir.
          1997 yılında ülkemizdeki yazılı kaynaklarda dağcılık sporunun sayısal verileri ise ,25 aktif il, 23 tescilli dağcılık kulübü, 919 lisanslı sporcu olarak  görülmektedir. O tarihlerde Türkiye Dağcılık Federasyonu Eğitim Yönetmeliği, Eğitmen Yönetmeliği olmayan bir federasyon konumundadır. Eğitimler usta çırak ilişkisi içerisinde verilmekte, tek yasal belge ,Sayın Dr Bozkurt Ergör döneminde Ankara yakınlarındaki Hüseyin Gazide 17-25 Haziran 1974 tarihinde açılmış olan Dağcılık Eğitmeni yetiştirme kampını başarı ile tamamlayan Ankara Bölgesinden Faruk Sükan, Hakkari Bölgesinden Kemal Çapa, Rize Bölgesinden Bahri Bayraktutan, Erzurum Bölgesinden Alaattin Karaca, İçel Bölgesinden Sait Mutlunun yardımcı eğitmen belgesine sahip oldukları görülmektedir.
      Son dönemde federasyon başkanlığını ülkemizin yetiştirdiği ve halen aktif olarak dağcılık yapan, ülkemizin ve Avrupa’nın en yüksek dağı olan Ağrı dağına 2004 yılına kadar 82 defa zirve tırmanışı yapan  Sayın  Alaattin Karaca yürütmektedir. Sayın Karaca’nın göreve gelmesi ile dağcılık sporu ülkemizde yaygınlaşma politikası izlemiştir.
     Yapılan özverili çalışmalar sonrasında 1997 yılında  25 olan aktif il sayısı 2006 yılında 79, 23 olan aktif kulüp sayısı 194,  919  lisanslı dağcı sayısı Haziran 2006 itibari ile  GSGM verilerine göre  4503 bayan, 13405 Erkek sporcu olmak üzere Toplam 17908’dır.( http://www.gsgm.gov.tr/sayfalar/istatistik/istatistik_index.htm# )
       Bu dönemde daha önce olmayan Eğitim, Eğitmen ve Dağcılık Mihmandarlığı Yönetmelikleri hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur. Çıkarılan Eğitim Yönetmelikleri ile eğitimler iki başlık altında toplanmış Yaz Eğitimleri- Kış eğitimleri şeklinde iki guruba ayrılarak Yaz Temel, Yaz Gelişim ve ileri seviye Kaya eğitimi ,Kış temel ,Kış Gelişim ve İleri Seviye Kar buz eğitimleri şeklinde alt başlıklara ayrılmış ve her eğitim sonrası yapılan teorik ve pratik sınavlarla başarılı öğrenciler belirlenmiştir. Yaz ve Kış eğitimlerini başarı ile tamamlayan sporculara Kış ve Yaz Arama kurtarma ve istekleri halinde Dağ kayağı eğitimleri verilmiştir.
 1997- 2006 yılları arasında ülkemizde çok sayıda Dağcılık Kulüpleri kurulmuş, çok sayıda gencimiz Dağcılık eğitim çalışmalarına katılmıştır. Büyüklerin yanında, Gençler ve yıldızlar kategorilerinde eğitim faaliyetleri düzenlenerek eğitimler verilmeye başlanmıştır. Bu tarihten sonraki gelecek yıllar bu dönemde yetişen dağcıların  yılları olacaktır.
       Ülkemizde bir dönemler spor olup olmadığı tartışılan Dağcılık sporu 1997-2006 lı yıllarda saygınlık kazanmış, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Sivil Savunma Birlikleri ve diğer Kurumlar Türkiye Dağcılık Federasyonu ile ortak çalışmalar  yapmaya başlamışlardır.
      Federasyonca verilen Yaz ve kış Arama Kurtarma eğitimleri sonucu,  Dağcılık sporunda aktif illerimizde Dağcılık Arama Kurtarma Birimlerinin çekirdek kadroları oluşturulmuştur. Dünya Dağcılar Birliği ile Türkiye Dağcılık Federasyonu ilişkilerinde büyük gelişmeler sağlanmış 16- Ekim 2004 tarihinde Hindistan Yeni Delhi’ de yapılan (UIAA) Dünya Dağcılık Birliği toplantısında Nejat Akıncı Ülkemizi temsilen Dağcılık Komisyonu üyeliğine seçilmiştir.
     İlk yıllarda sadece dağcılık ve turkayağı branşında faaliyet gösteren Dağcılık federasyonunun bünyesinde yeni branşlar oluşturulmuştur.  22.12.2000 tarih ve Merkez Danışma Kurulunun 331 sayılı onayı ile Spor Tırmanma branşı ilave edilmiş ve ilk resmi yarışması ise 28-29 Ocak 2006 tarihlerinde Sakarya Üniversitesi Spor Kompleksi içinde bulunan nizami Tırmanma Duvarında gerçekleştirilmiştir. Dağ kayağı branşında ise UIAA ya ilk üyelik 2006 yılında yapılmıştır. İtalya’da yapılan dağ kayağı dünya şampiyonası yarışmalarına Nejat Akıncı ülkemizi temsilen ilk katılan yarışmacı olmuştur. UIAA ile olan ilişkilerimiz dehada ilerleyerek UIAA komisyonları ülkemizde toplantılar yapmaya başlamıştır. 9-12 Haziran 2005 tarihinde Kayseri Erciyes dağ evinde Çevre ve dağlara giriş komisyonu 13-16 Nisan 2006 tarihinde Antalya Olimpos ta ise Dağcılık Komisyonu toplanmış ve Türkiye Dağcılık  Federasyonu bu toplantılara ev sahipliği yapmıştır.
       Türkiye Dağcılık Federasyonu büyük bir samimiyet ve güvenle eğitim çalışmalarını UIAA standartlarına açmış 11- Nisan 2006 tarihinde UIAA standartları komisyonundan gelen heyet Isparta Çandır dakı eğitim çalışmalarını izlemiş ve eğitimle ilgili   taktir ve beğenilerini belirtmişlerdir.
      1997-2006 dönemde dağcılık sporu sadece dağcılık olarak ele alınmamış Sosyal, kültürel ve ekonomik boyutları ile de ele alınmıştır. Her faaliyet öncesi idareci, sporcu, eğitmenler toplu şekilde Atatürk Anıtına giderek tören yapıp faaliyetleri başlatmaları geleneksel hal almış ve bu uygulama halkımızın ve yöre insanının ilgisini çekerek halkın taktirini kazanmıştır.Ülkemizdeki anlamlı ve önemli günlerde anma tırmanışları yürüyüşler düzenlenmiştir. Erzurum dan Sarıkamış’a Tur kayakları ile geleneksel yürüyüşler, Afyon  Kocatepe’den İzmir Bel kahve ye 30. Ağustos Zafer haftası yürüyüşü, Allahuekber Şehitleri Anma Tırmanışı, Çanakkale Şehitlerimizi Anma Tırmanışı, 30.Ağustos Uluslar arası Ağrı Dağı Zafer Haftası Tırmanışları geleneksel hale getirilerek çok sayıda katılımcıyla faaliyetler gerçekleştirilmiştir.
2002 Dünya dağlar yılı nedeniyle oluşturulan proje gereği on Cumhurbaşkanımız adına ve anısına ülkemizde on ayrı dağa Cumhurbaşkanları tırmanışları düzenlenmiştir. Tırmanış öncesi ve sonrası bastırılan kitaplarla bu anlamlı faaliyetler ölümsüzleştirilmiştir. 2002 Yılında Kırgızistan Bişkek te düzenlenen dağlar yılı küresel toplantısına Türkiye Dağcılık Federasyonu katılmış oluşturduğu stantla 2002 dünya dağlar yılında ülkemizde yapılanları ve ülkemizdeki dağcılık sporunu katılımcı ülkelere anlatmaya özen göstermiştir..

YURT DIŞINDA YAPILAN TIRMANIŞLAR
       
        Türk dağcılarının yurt dışında gerçekleştirdiği tırmanışların en eskisi ilk Türk dağcısı olarak da bilinen Ali Vehbi Türküstün’ün 1906 yılında Alp Dağları'nın en yüksek noktası olan Mont Blanc zirvesine yaptığı tırmanıştır. Bu tırmanış Türk dağcılık tarihinde bilinen ilk tırmanışı olduğu kadar yurt dışında yapılan ilk tırmanıştır.
Daha sonra uzun yıllar yurt dışı tırmanış yapılamamıştır. 1964 yılında Bozkurt Ergör'ün İsviçre'de Möch ( 4003 m. ) ve Fransa'da Mont Blanc ( 4807 m. ) zirvelerine tırmanmıştır. Bu tarihten sonra 1980 li yıllarda Abdülmecit Doğru'nun gerçekleştirdiği bir dizi tırmanış bulunmaktadır. 1980 yılında Kafkaslar'da Elbruz dağı ( 5642 m.), 1983 yılında Rusya'da Pamir Dağlan' nda Halil Alpay ile birlikte gerçekleştirdiği Peak Lenin zirvesi ( 7134 m. ) ve 1985 yılında Komünizm zirvesi (7495 m. ) bu zirvelerin ilk Türk çıkışları olmuştur.
1989 yılından sonra yurt dışı çıkışlar büyük bir ivme kazanmıştır. 1989 yılında İran'da bulunan Devamend zirvesi ( 5671 m. ) tırmanışına katılan on dağcımız iki ayrı rotadan çıkarak zirveye ulaşmışlardır. 1992 yılında Nasuh Malıruki, Kırgızistan'da bulunan Tien Shan Dağları'nda Khan Tengri ( 7010 m. ) zirvesine tırmanmıştır. 1993 yılında ise Kafkasya Dağları'ndaki Elbruz zirvesine ( 5642 m. ) ilk Türk kış çıkışını yapmıştır.
1993 ve 1994 yıllannda TDF'nin girdiği uluslararası ilişkiler ve ayırdığı ödenek sayesinde Türk Dağcıları Pamir Dağlan, Tien Shan Dağları ve Demavend Dağı'na çeşitli expedisyonlar düzenlemişlerdir. Bu etkinliklerden ilki, 1993 yılında Pamir Dağları'ndaki Peak Lenin ( 7134 m. )
zirvesine düzenlenmiş ve Nasuh Mahruki ile Uğur Uluocak zirveye çıkmışlardır. Aynı etkinlikte diğer gruptan Serhan Poçan ve Seyhan Çamlıgüney Tien Shan Dağları'nda Khan
Tengri zirvesine ( 7010 m. ) çıkılmışlardır. Aynı yıl Demavent'e de tırmanılmıştır. TDF'nin
organize ettiği ikinci etkinlik ise 1994 yılında yapılmış ve Tien Shan Dağları'nda Khan Tengri zirvesine kötü hava koşulları nedeniyle çıkılamamıştır. Aynı yıl yapılan bir diğer etkinlik ise gene Demavent zirvesine olmuştur.
1994 yılında Nasuh Mahruki, askerliğini yapmakta iken özel izin alıp Rusya'da bulunan 7000 m.lik 3 önemli zirvenin tırmanışını daha gerçekleştirmiştir. Sırasıyla Pamir Dağları'ndaki Korjenevskoy ( 7105 m. ) ve Communisma ( 7495 m. ) ile Tien Shan Dağları'ndaki Pobeda ( 7439 m. ) zirvelerine çıkarak Sovyet Asya'nın 7000 m.nin üzerindeki en yüksek 5 zirvesine çıkmıştır. Böylece bu 5 zirveye tırmanan dağcılara Rusya Dağcılık Federasyonu tarafından verilen "Kar Leopan" unvanını almıştır.
1994 yılı ağustos ayında Uğur Uluocak tarafından da 4 önemli tırmanış gerçekleştirilmiştir. Peak Varadiov zirvesi ( 5600 m. ), Korjenevskoy ( 7105 m. ), Communisma ( 7495 m. ) ve Peak Of Four zirvesi ( 6299 m. ) Bu son zirvenin ilk Türk çıkışı ise 1 ay kadar önce Nasuh Mahruki tarafından yapılmıştır. 1995 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Dağcılık Kolundan ( YTÜDK ) Alper Sesli, Kenya sınırları içinde bulunan Afrika kıtasının en yüksek doruğu olan Kilimanjero zirvesine ( 5895 m. ) tırmanmıştır. 1995 yılının en önemli başarısı hiç kuşkusuz Nasuh Mahruki'nin 17 Mayıs 1995 tarihinde gerçekleştirdiği Everest zirvesi ( 8848 m. ) tırmanışıdır.
1996 yılında Nasuh Manruki 7 kıtanın en yüksek zirvelerinin tamamına çıkmayı başarmıştır. Everest'ten sonra sırasıyla, 1995 yılında Vinson ( 5140 m. ) ve Aconcagua (6959 m. ) zirvelerine tırmanmıştır. 1996 yılında ise, Mc Kinley ( 6194 m. ), Kilimanjaro ( 5895 m. ), Elbruz ( 5642 m. ), Cosciusko ( 2320 m. ) zirvelerinin çıkışını yapmıştır. 1996 yılında TDF tarafından desteklenen Khan Tengri tırmanışı gerçekleştirmiştir. Tırmanışa katılan Serhan Poçan, Uğur Uluocak, Tunç Fındık, Kürşat Avcı, Yılmaz Sevgül, Engin Külahoğlu, Gülay Ünal, Burçak Özoğlu başarılı şekilde zirveye ulaşmışlardır.
1998 yılında Nasuh Malıruki Lhotse zirvesine tırmanmıştır. 1999 yılında Uğur Uluocak Shisha Pangma ( 8013 m. ) ve Cho Oyu ( 8201 m. ) çıkışlarını 7 gün ara ile tamamlamıştır. Nasuh Mahruki 2000 yılında dünyanın en zor zirvelerinden biri olan K2 zirvesinin ( 8611 m. ) çıkışını gerçekleştirmiştir. 2001 yılında Tunç Fındık Everest zirvesine ( 8848 m. ) farklı bir rotadan çıkarak buraya çıkan ikinci Türk olmuştur. Alaattin Karaca döneminde beş dağcımız 7105 mt.lik Peek Konjerevesko zirvesine tırmanış denemiş iki sporcumuz zirveye ulaşmiştır.

ÜLKEMİZDE DAĞCILIK ÖRGÜTLENMESİ
           
         Türkiye'de Dağcılık örgütlenmeleri  mevcut federasyonlar Yetki ve Sorumluluk yönetmeliğe göre yapılmak zorundadır. Dağcılık Federasyonu çok köklü bir geçmişe sahip olmakla birlikte, uzun yıllar diğer spor branşlarında olduğu gibi başkanı Devlet tarafından atama yoluyla göreve gelmiştir.
        5- Aralık 1993 tarihinden sonra Tescilli dağcılık kulüpleri ve diğer kurum ve kuruluşların yetkililerinin oyları ile seçilen başkan ve oluşturulan yönetim ve alt kurullar, Türkiye Dağcılık Federasyonunu kendileri veya başkalarının istedi yi şekilde değil Yasa ve Yönetmelikler doğrultusunda yönetmek zorundadırlar.
        Yönetimlerin Yasa ve yönetmeliklere dayalı  kararlı çalışması  bazı kişilerce yanlış yorumlanarak, özgürlüğün sınırlanması olarak değerlendirilmeye çalışılsa da  bu uygulama yapılma zorundadır. Yasal olmayan yasal kuruluşunu tamamlamamış hiçbir kuruluşun Federasyon imkanlarından yararlanamayacağı yasa emridir. Spor Kulübü kuruluş Tüzüğünü hazırlamış, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüne tescil işlemini tamamlamış olmalıdır.
      Dağcı Bağlı Bulunduğu Spor Kulübü veya Gençlik spor il Müdürlüklerinden Lisansını almış her yıl vize işlemini yaptırmış kişidir. Bu işlemleri yaptırmayan  kurum ve kuruluşlar ile kişilerin Federasyon faaliyetlerinden faydalanamayacağı yasa gereğidir.
      Dağcılık Federasyonunu isteyenleri seyahate götüren ticari bir kurum değil, Türkiye de yasal oluşumunu tamamlamış kurumlar ile dağcı olmak isteyen ve dağcı olma hakkını elde etmiş  isteyen her vatandaşın yasa ve yönetmelikler çerçevesinde faydalana bileceği  bir spor federasyonudur. Dağcılık Federasyonunun ciddi bir Devlet kuruluşu olarak bilmek gereklidir.



 
 

Linkback: http://www.dogakolik.com/index.php?topic=145.0

Tags:
 

GÜNÜBİRLİK DAĞCILIK ETKİNLİĞİ 46 MADDE

Başlatan GeZGiN

Yanıt: 0
Gösterim: 2455
Son İleti 21 Ekim 2009, 08:09:37
Gönderen: GeZGiN
Dağlarımız ve Dağcılık

Başlatan GeZGiN

Yanıt: 0
Gösterim: 7779
Son İleti 21 Ekim 2009, 08:30:06
Gönderen: GeZGiN
Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38