Doğa Sporları - DoğaKolik

Son İletiler

Sayfa: 1 ... 8 9 [10]
91
UŞAK / Baltalı Gölü
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 06 Kasım 2017, 22:30:09 »
Baltalı Gölü, Uşak Banaz ilçe sınırları içerisinde yer almaktadır. Göl etrafında piknik ve kamp yapılabilir. Göl suyunda sazan balığı tutulabilir. Baltalı Gölü yapay bir gölet olmasına karşın, doğal görünümü etrafını saran yemyeşil ormanlarıyla görülmeye değer bir yerdir.



92
GAZİANTEP / Sofdağı Yaylası
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 06 Kasım 2017, 02:29:16 »
Güneydoğu Torosların uzantısı olan Sof dağlarının üzerinde bulunan Sofdağı Yaylası, Gaziantep’e 32 km. uzaklıktadır. Gaziantep şehir merkezine yakın olmasından dolayı hafta sonları yoğun ziyaretçi almaktadır. Yaylanın 3 km. öncesindeki Sof Alıcı Köyüne kadar yol asfalt olup, köyden yaylaya kadar olan yol ise stabilizedir.

Sofdağı Yaylası;Gaziantep platosunu yüksekten seyretmek,doğa ile baş başa kalmak, gürültüsüz, kuş sesleri ve su şırıltıları arasında doğa yürüyüşü, kamp ve piknik yapmak için ideal bir yerdir. Sofdağı yaylasında rüzgarın tatlı esintisinin ağaçların arasından geçerken çıkardığı fısıltı, pınarlarından akan suların sesine karışır. Bazen kuş sesleriyle birlikte koyun melemeleri de duyulur. Sof dağlarının en yüksek tepesi olan ve adına Kepekçi Tepesi denilen yerde, oksijen miktarı son derece yüksek olup, havası çok temizdir ve insan sağlığı için faydalı ve ideal bir yerdir. Yılın en soğuk günlerinde dahi bol oksijen sebebiyle bu kesimde insanların terledikleri tespit edilmiştir. Sofdağı Yaylası’nın batısında küçük bir kaynağı bulunan Sofdağı içmesi, hafta sonlarında yakın yerleşimlerden gelenlerce ziyaret edilmektedir. Kaynaktan çıkan şifalı suyun çok az olmasına rağmen yöre halkı tarafından birçok iç ve cilt hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir.

Sofdağı yöresinde böcekler dahil 124 çeşit hayvanın yaşadığı, 96’sı tıbbi, 11’i baharatlı, 10’u çalı ve çit, 26’sı soğanlı, 12’si ağaç, 19’u meşe olmak üzere toplam 267 tür canlı bitkinin yetişmekte olduğu tespit edilmiştir. Yine Sofdağı ve çevresinde 20’nin üzerinde tatlı su kaynağı bulunmaktadır. Gerdek Pınarı, Cennet Pınarı ve Börek Pınarı bunlardan bazılarıdır.

Sofdağı yaylası yıllardan beri köylüler tarafından ve azda olsa yaz aylarında piknik yapmak için şehirden giden insanlarca kullanılmaktadır. Baharın başlangıcıyla beraber koyun ve keçi sürülerini önüne almış, çadırını battaniyesini atının terkisine yerleştirmiş çıngırak sesleri arasında yaylalara doğru yol alan bir topluluk görürseniz bilin ki onlar Sofalıcı köylüleridir. Köylüler bahar aylarında sıcaklık tenlerine değer değmez köyden yaylaya yol alırlar. Sonbaharın o kasvetli havaları bastırdığında ise köye dönüş hazırlıkları başlar. Yıllardan beri bu böyle sürüp gitmektedir. Yaylada köylüler tarafından sulu tarım yapılmakta, sebze ve meyve yetiştirilmektedir. Yaz aylarında yaylayı ziyaret edenler, yoğurt, süt, yumurta gibi gıda maddeleri; domates, salatalık, fasulye gibi sebze ve çeşitli meyveleri yayladan temin edebilirler. Yaylada alt yapı mevcut olmayıp, elektrik bulunmaktadır. Su doğal pınarlardan veya garaf adı verilen geniş su kuyularından su motoruyla çekilerek sağlanmaktadır. Suyu son derece yumuşak(kireçsiz) ve soğuktur.
93
ADIYAMAN / Kommagene camping
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 05 Kasım 2017, 23:23:06 »
Kahta / Adıyaman   
Tel : 0416 725 97 26
94
DİĞER SPORLAR / Bungee Jumping Nasıl Yapılır?
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 04 Kasım 2017, 09:37:25 »
Bungee Jumping yapacak kişi öncelikle bu sporu yapmak için tehlikeli olabilecek rahatsızlıklarının bulunmadığını yazılı beyanatla belirtmek zorundadır. Bundan sonra bungee jumping yapacak kişinin ağırlığı görevlilerce ölçülerek gerekli güvenlik malzemeleri giydirilir.

Atlayıcı vinç tarafından yukarı çekilecek sepete bir görevliyle birlikte gerekli emniyet önlemleri alınarak bindirilir ve ağırlığına uygun olan iplevirgs vinç tarafından gerekli yüksekliğe çıkarılarak (yükseklik yaklaşık olarak 50 m.dir.) buradan boşluğa bırakılır.

Atlayıcı yaklaşık olarak 10m.lik bir serbest düşüşten sonra insan fiziğine zarar vermeyecek bir ivmeyle ip tarafından yavaşlatılır.

Düştüğü yüksekliğin yaklaşık %70’ i kadar tekrar yukarı ivmelenir ve bu hareket sönümleninceye kadar devam eder.

Bungee Jumping nerede yapılabilir
Bungee Jumping yapılabileceği yerler sadece vinçle sınırlı değildir. Yüksekliğin ve açının uygun olduğu her türlü kule ve köprüden atlayış gerçekleştirilebilir.

Ülkemizde bu sporun yapıldığı yerler genellikle parti alanlarıvirgs şenlikler ve bazı tatil yerleri. Kalıcı platformlar bulunmuyor.

Yani Türkiye' deki sistemvirgs bulduğunuz yerde atlayın sistemi.
İstanbul Kilyos' ta Solar Beachvirgs Bodrumvirgs Çeşme bungee jumping yapabileceğiniz yerlerden bazıları.

Yurtdışında isevirgs daimi merkezler bulmak mümkündür.

Bungee Jumping Malzemeleri

A) Temel malzememiz İp:
Bungee sporunda iki çeşit ip kullanılır. kılıflı ip ve tamamen lastik ip.
1- Kılıflı İpler : Bu ipvirgs 1978 yılında İngiltere'de ilk modern bungee atlayışında kullanıldı. İpvirgs askeri amaçlı geliştirilmiş olupvirgs hala pek çok ülke ordusu tarafından kullanılmakta.
İpin merkez kısmındaki ince lastik lifler sentetik bir kılıfla korunurkenvirgs her bir ip 800 kilo taşıyabilme kapasitesine sahiptir.
2- Lastik İpler : Bu tarz ip Yeni Zellanda'davirgs sadece bu spor için özel olarak üretilmiştir.
Binden fazla lastik lifin birlikte kullanılması ile oluşur. Bu materyalvirgs atlayış sırasında normal uzunluğunun 4 katı kadar esneyebilir.

B) Emniyet kolonları (harness):
Göğüs-bel emniyet kolonu ve ayak bileği emniyet kolonu olmak üzere iki çeşittir.
Göğüs emniyet kolonuvirgs yeni başlayan ve kısa mesafe atlayışçıları için uygundur.
Bu tarz emniyet kolonlarında ipin vücuda bağlandığı yervirgs ağırlık ve dönüş merkezlerine çok yakın olduğundanvirgs vücutta en az baskının oluşması sağlanır.
Ayak bileğinden bağlananlarda ise serbest düşüş ve salınımlar daha çok hissedilir. Uzun atlayışlar için daha uygundur.

Sağlık : Bungee jumping yapacak kişi aşağıdaki sağlık sorunlarından herhangi birine sahip olmamalıdır.
*Kalp rahatsızlıkları
*bozukluğu
*Epilepsi (sara)
*Herhangi bir ortopedik rahatsızlık
*Psikolojik veya nörolojik rahatsızlıklar
*Alkol veya uyuşturucu bağımlılığı
*Hamilelik


Dünya'nın en yüksek köprü atlayışı noktası olan Bloukrans Köprüsü
95
MUĞLA / Saklıkent Kanyonu
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 02 Kasım 2017, 12:55:22 »
Antalya-Muğla sınırını çizen Eşen Çayı'nın kolu olan Karaçay'ın oluşturduğu kanyondur. Suyun kolayca aşındırabileceği Kalkerli arazide fay çatlaklarınında yardımıyla sarp ve derin bir kanyon oluşmuştur. Uzunluğu 18 km, yüksekliği 200 m'dir. En dar yeri 2 metreye kadar düşer. Eşen Çayı'nın bir kolu olan Karaçay'ın debisi Kanyon çıkışında 14-17 m³/sn'dir.



Saklıkent’in keşfi yakın bir zamana dayanmaktadır. Rivayetlere göre bölgede çobanlık yapan birisinin keçisinin buraya kaçması ve çobanın da keçinin peşinden gitmesi sonucunda keşfedilmiştir. Çobanın çevresindekilere burayı anlatması sonucunda bu olay çevre köylere yayılmıştır. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Saklıkent’i Milli Park ilan etmesinden sonra, özel firmalarında da desteği ile Saklıkent bugünkü halini alır.

Adının Saklıkent olmasının nedeni ise içerisinde bulunan 7 adet mağaradır. Bu mağaraların günümüzde gezilmesi veya ulaşılması için yeteri kadar çalışma yapılmadığından neredeyse imkânsızdır.
96
KASTAMONU / Valla Kanyonu
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 02 Kasım 2017, 12:44:45 »
Valla Kanyonu, Kastamonu ilinin Pınarbaşı ilçesinin Muratbaşı köyünde yer almaktadır. İlçe merkezine uzaklığı 26 kilometredir. Kastamonu ve Bartın il sınırları içinde tanımlanan Küre Dağları Milli Parkı’nda yer alan kanyon, 800 metrelik derinliği ile dünyanın en derin ikinci kanyonudur.



Kanyonda daha önce bilinen kaybolma ve ölme olayları olduğundan dolayı bu alanda uzman olmayan bireylerin bu bölgeyi geçmeyi denemeleri kesinlikle tavsiye edilmemektedir. Kaybolma olaylarının en bilineni ise 1994 senesinde İstanbul Teknik Üniversitesinden dört adet öğrencinin kaybolması ve 14  gün sonra bulunmalarıdır. Bu olayın üzerine bölge duyulmaya başlanmıştır.

Nasıl Gidilir?
Kastamonu’ya vardıktan sonra ilk olarak 108 kilometre uzaklıktaki Pınarbaşı ilçesinin Muratbaşı Köyü’ne gidilmesi gerekir. Buraya da araçla gitmek mümkündür. Ancak kanyona kadar olan yaklaşık 1,5 kilometrelik kısımın orman içindeki patikadan yürüyerek gidilmesi gereklidir.
97
ANTALYA / Göynük Kanyonu
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 31 Ekim 2017, 12:09:45 »
Kemer'in en popüler gezilecek yerlerinden birisi olan Göynük Kanyonu, muhteşem doğası, ağaçları, şelaleleri ve havuzları ile doğa sporu sevenler açısından muhteşem bir yerdir. Göynük Kanyonu, Kemer'in popüler tatil beldesi olan Göynük'ün yaklaşık 4 km. mesafededir. Yaklaşık 4,5 km.lik bir etaba sahip Göynük Kanyonu'na günübirlik gezi turu yaparak, doğa yürüyüşü ve trekking keyfi sürebilir, bölgenin doğal güzelliklerini tadabilirsiniz.



Dünyanın en iyi 10 trekking parkurlarından biri olarak kabul edilen Likya yolunun önemli bir bölümü Göynük Kanyonu'nun içerisinden geçmektedir. Göynük Kanyonu ayrıca tüm Likya yolu boyunca mevcut olan en uygun kamp ve ihtiyaç giderme mola noktası konumundadır. Bireysel veya gruplar halinde düzenlenen Göynük kanyon turları ile tatilciler tarafından trekking, paintball ve zip wire, yani kanyon üzerinden telle geçiş gibi hem eğlence hem de adrenalin yüklü etkinliklere iştirak edilmektedir.

Göynük kanyonu yolu boyunca tatilciler için serinlemek üzere doğal havuzlar ve göletler bulunmaktadır. Kanyonun sonunda ise esas kanyona gelinir ve burada gerek buz gibi sularda yüzerek serineleyebilir, gerek kayalardan yürüyerek kanyonun daha yukarılarına gidilebilir ve şelaleleri görebilirsiniz. Göynük Kanyonu Nisan 2009'da tesisleştirilmiş ve profesyonel olarak turizme hizmet vermeye başlamıştır.

Tesiste Kanyona girişler için güvenlik ekipmanları sağlanmakta ve ayrıca rehberli turlar düzenlenmektedir. Kanyonun hemen girişinde ayrıca çeşitli büfeler, restoran ve muhtelif tesisler mevcuttur.

Ulaşım:
Göynük Kanyonu'na Göynük'ten yaklaşık 45 dakikalık bir yürüyüş veya Göynük'ten jip, dört tekerlekli safari veya motorsiklet gibi araçlar kiralanarak ulaşım sağlanmaktadır. Ayrıca, Göynük Belediyesi'nin saat başı hareket eden kanyon otobüsü de diğer bir alternatiftr. Bu şekilde vadinin başına kadar gelinebilmekte olup sonrasında yaklaşık 2-3 km.lik bir dağ yolu yürünerek Göynük Kanyonu'na ulaşılmaktadır.
98
BURSA / Sansarak Kanyonu
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 31 Ekim 2017, 11:58:07 »
İznik ilçesi sınırları içerisinde yer alan Sansarak Kanyonu Bursa'nın mutlaka görülmesi gereken yerlerindendir. Sansarak Köyü'nde yer alan ve köyle aynı adı taşıyan bu kanyon, Türkiye'nin gizli cennetlerinden biri olarak adlandırılıyor.



El değmemiş tabiatı ile doğanın güzelliklerini içerisinde barındıran Sansarak Kanyonu, Türkiye'nin en zorlu parkurlardan birine ev sahipliği yapıyor. 7 kilometre uzunluğa sahip olan Sansarak Trekking Parkuru, yaklaşık 7 saatte tamamlanabiliyor. Ayrıca bu uzun yolculukta, yanınıza rehberlerin size eşlik etmesi gerekiyor. Kanyonun ortasından akan Karasu Deresi, ziyaretçileri bazen zorluyor bazen de serinlemeleri için bir alternatif oluyor.

Sansarak Köyü'ne ve Kanyona, İznik ilçe merkezinden Bilecik-Osmaneli yolunu takip ederek ulaşabiliyorsunuz. Yolun başlangıcından yaklaşık 1-2 km sonra "Sansarak" tabelasından sola döndüğünüzde kanyona mesafe yaklaşık 20 km. Kısım kısım bozuk ancak genelde stabilize, sorunsuz bir yol, ve muhteşem İznik Gölü manzarasına sahip. Bu güzelliği izlemek ve görüntülemek için yolda sık sık durmak zorunda kalabilirsiniz.
99
AKSARAY / Ihlara Vadisi
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 30 Ekim 2017, 09:20:49 »
Ihlara Vadisi, Hasandağı volkanından püskürtülen lavların akarsu aşındırması sonucunda oluşan cemal şekilli bir vadidir. Melendiz çayı, milyonlarca yıllık bir sürecin sonunda, 14 kilometre uzunluğunda ve yüksekliği yer yer 110 metreye ulaşan kanyon görünümlü bu vadiyi meydana getirmiştir. Bu çatlaklardan yol bulan kanyonun bugünkü halini almasını sağlayan Melendiz çayına ilk çağlarda Kapadokya ırmağı anlamına gelen "Potamus Kapadukus" denilmekteydi.

14 km uzunluğunda ki vadi Ihlara'dan başlar, Selime'de son bulur. Vadinin yüksekliği yer yer 100 -150 m dir. Vadi boyunca kayalara oyulmuş sayısız barınaklar, mezarlar ve kiliseler bulunmaktadır. Ihlara vadisi'nde kiliselerdeki süslemeler 6. yüzyılda başlayarak 13. yüzyılın sonuna kadar devam etmiştir.

Aksaray'a 40 km, Güzelyurt'a ise 7 km mesafededir. Rüzgarın esip esipte arada dinlendiği, Melendiz suyunun ise derin ve sessiz dik yamaçlı bir vadinin ortasından akarak, "Dönerek Akan Suyun Halkı"na "Peristrama" adını verdiği Ihlara Vadisi, İlk Hristiyanların vadi yamaçlarında oluşan tüfleri oyarak, kilise ve manastır yaptıkları mekanlar, Melendiz Nehrinin sularıyla bütünleşerek doğa harikası oluştururlar. Bu doğal güzellikleri Vadiye gelen ziyaretçilerin iniş ve çıkışlarını sağlayan toplam 382 basamaktan oluşan merdiven bulunmaktadır.

Eski adı "PERİSTREMMA" olan 14 km. uzunluğundaki Ihlara Vadisi'ni, Melendiz Çayı (Potamus, Kapadukus–Kappadokya Irmağı), baştan başa kat etmektedir. Irmak, Ihlara Kasabası'ndan başlayarak, yer yer kanyonu 100–120m derinlikte yararak, Kuzeybatı istikametinde Selime Kasabası, Yaprakhisar ve Belisırma Köyleri'nin ve Ziga Kaplıcası'nın bulunduğu geniş vadiye ve oradan Tuz Gölüne yönelir. Ihlara Vadisi'nin doğal oluşumu, korunaklı yapısı, burayı Hıristiyan dininin önemli merkezlerinden biri haline getirmiştir. 4. yüzyıldan itibaren önemli bir manastır merkezi haline gelen Ihlara Vadisi'nde, yapıldığı döneminin resim sanatı özelliklerini barındıran pek çok kilise bulunmaktadır.

Vadide yer alan, banisi (yaptıranı) belli olan kiliseler, bilim dünyası için ayrı bir önem taşımaktadır.Kiliselerin kesin tarihlendirilmesi oldukça güçtür. Kapalı Yunan Haçı ve serbest haç planlı, tek ve çift nefli kaya oyma kiliseler, Vadinin dik yamaçlarında sağlı sollu yer alarak, ortadan akan Melendiz nehrinin sularıyla bütünleşir. Vadi, doğal yapısı itibarıyla, IV. yüzyıldan itibaren keşişler ve rahipler tarafından çok uygun bir inziva yeri olarak kullanılmıştır. Hıristiyan dini, farklı dilleri konuşan insanlar arasında yayılmaya başlamıştır. Okuma yazma oranının düşük olması, Latinceyi az kişinin bilmesi, dinin yayılmasını zorlaştırmıştır. Bu nedenle dini yaymak için kiliselerde, İsa'nın hayatı, İncil'deki konular, din büyükleri ve onlarla ilgili olaylar resimlerle anlatılmaya başlanmıştır.

Vadi de yer alan freskli kiliselerde (Sümbüllü, Yılanlı, Kokar, Ağaçaltı, Pürenliseki, Eğritaş, Kırkdamaltı, Bahattin Samanlığı gibi) İsa'nın Doğumu, Meryem'e Müjde, Ziyaret, Mısır'a Kaçış, Son Akşam Yemeği gibi sahneleri görmek mümkündür. Vadide yer alan Selime Kasabası ve Yaprakhisar Köyü'nde de önemli kiliseler bulunmaktadır. Selime Kalesi, Derviş Akın Kilisesi, Doğan Yuvası Kilisesi gibi.


Vadi boyunca yer alan kiliseler iki gruba ayrılabilir:
Ihlara'ya yakın olan kiliselerin duvar resimleri Kapadokya sanatından uzak, doğu etkisi taşırlar.
Belisırma yakınında yer alanlar, Bizans tipi duvar resimleri ile süslüdür.
Ihlara Bölgesi'nde Bizans Dönemi'ne ait bilinen kitabelerin sayısı oldukça azdır.

Belisırma köyüne 500 m uzaklıktaki Aziz George (Kırkdamaltı) Kilisesinde Selçuklu Sultanı II. Mesud (1282 -1305) ve Bizans imparatoru II. Andronikos'un adlarını içeren 13. yüzyıla ait fresk üzerine yazılmış bir kitabe bulunmaktadır.
Bu kitabe bölgeyi ellerinde bulunduran Selçukluların hoşgörülü yönetiminin varlığını kanıtlamaktadır.

Kiliselerden sadece ikisinin tarihi tespit edilmiştir.
Direkli Kilise (976-1025)
Saint Georges (1283-1295) yıllarına aittir.

10. yüzyıl ortasında Bizans Toroslar ve Klikya bölgelerini geri almasıyla Ihlara bölgesinde yeni Kiliseler yapılmıştır.
Bahaeddin Samanlığı Kilisesi
Sümbüllü Kilise
Direkli Kilise

11. yüzyıl başlarındaki Bizans sanatına örnek teşkil edenler:
Ala Kilise
Çanlı Kilise (Akhisar)
Karagedik Kilisesi

Eski kiliseler sonradan bazı Bizans tipi resimler de ilave edilmiştir.
Bu davranış, 11. yüzyılda Selçuk Türklerinin bölgeye gelmesiyle son bulur.
Fakat bölgedeki dini hayat devam eder. Bölgenen kilise hayatı 1924'deki nüfus mübadelesiyle son bulur.

Ihlara Vadisi'nde yer alan ve resimleri en iyi korunmuş olan kiliseler
Ağaçaltı Kilisesi
Pürenliseki Kilisesi
Kokar Kilise
Yılanlı Kilise
Aziz George (Kırkdamaltı) Kilisesi
Sümbüllü Kilise
Ihlara Vadisi

Aksaray, Hıristiyanlığın daha ilk yıllarında önemli bir din merkezi olmuştur.
Kayseri'li Basilus ve Nazianzos'lu Gregorius gibi mezhep kurucuları 4. yy. da burada yetişmişlerdir.
Mısır ve Suriye sisteminden ayrı bir manastır hayatının kurallarını bunlar tespit etmişlerdir.
Böylece Yunan ve Slav sistemi doğmuştur.Mısır ve Suriyeli rahiplerin dünya ile olan ilişkilerini kesmelerine rağmen Basilus ve Gregorius'un rahipleri dünya ile olan ilişkilerini kesmiyorlardı. Bu yeni anlayışın yeri Belisırma idi.

Gregorius, teslis inancına yeni bir izah getirerek İsa'nın tanrılığı tartışmasında İznik toplantısı görüşlerine kuvvet kazandıran fikirler ileri sürdü. Böylece Hristiyanlık tarihinde öncü bir aziz oldu. Gregorius'un yetiştiği kayalık bölge (Belisırma, Ihlara, Güzelyurt (Gelveri)) Manastır ruhuna uygun, kayalara oyulan kiliseler topluluğu haline geldi.

Arap akınlarına karşı, Hasandağındaki müdafaa kaleleri karşı koyunca bu kiliseler faal ibadet merkezi durumlarını devam ettirdiler.
Ihlara Vadisi, Aksaray'ın yerli ve yabancı turist çeken en önemli doğal ve tarihi yerleşimidir.
Sayfa: 1 ... 8 9 [10]