Doğa Sporları - DoğaKolik

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
KARS / Alabalık Deresi
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 23 Ekim 2018, 14:39:04 »
Alabalık Deresi Doğu Anadolu bölgesinde yer almakta olup, Kars iline bağlıdır. Alabalık Deresi bağlı olduğu Kars iline 19 kilometre mesafe uzaklıktadır.Alabalık Deresi haritası konumu 40.4552 enlem ve 42.9724 boylam olarak haritada gösterilmektedir.
2
KARS / Ağıl Deresi
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 23 Ekim 2018, 14:37:49 »
Ağıl Deresi Doğu Anadolu bölgesinde yer almakta olup, Kars iline bağlıdır. Ağıl Deresi bağlı olduğu Kars iline 37 kilometre mesafe uzaklıktadır.Ağıl Deresi haritası konumu 40.4835 enlem ve 42.6863 boylam olarak haritada gösterilmektedir.
3
KARS / Acısu Deresi
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 22 Ekim 2018, 22:11:42 »
Acısu Deresi Doğu Anadolu bölgesinde yer almakta olup, Kars iline bağlıdır. Acısu Deresi bağlı olduğu Kars iline 42 kilometre mesafe uzaklıktadır.

Acısu Deresi haritası konumu 40.4027 enlem ve 42.6796 boylam olarak haritada gösterilmektedir.
4
KARS / Çermeli Deresi
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 22 Ekim 2018, 22:09:36 »
Çermeli Deresi Doğu Anadolu bölgesinde yer almakta olup, Kars iline bağlıdır. Çermeli Deresi bağlı olduğu Kars iline 85 kilometre mesafe uzaklıktadır.

Çermeli Deresi haritası konumu 39.9352 enlem ve 42.6005 boylam olarak haritada gösterilmektedir.
5
KARS / Kars'ın Dereleri
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 21 Ekim 2018, 19:03:37 »
Acısu Deresi
Ağıl Deresi
Alabalık Deresi
Aras Nehri
Armutlu Deresi
Başgedik Deresi
Beylikçayır Deresi
Bozkuş Deresi
Bulanıksuyu Deresi
Burcalı Deresi
Büyük Dere
Büyükçayır Deresi
Buzhane Deresi
Çala Deresi
Carcı Deresi
Çayarası Deresi
Celal Deresi
Çermeli Deresi
Cinlisu Deresi
Dalayer Deresi
Değirmen Deresi
Değirmenönü Deresi
Derinöz Deresi
Eskikarakurt Deresi
Eyüp Deresi
Fehmiharabesi Deresi
Gaziler Çayı
Güllü Deresi
Güney Deresi
Güzel Dere
Hazine Deresi
Iğirbiğir Deresi
Kaput Deresi
Kara Dere
Karanlık Dere
Kars Çayı
Kayaoğlu Deresi
Kekeç Çayı
Keklik Deresi
Kiziroğlu Deresi
Koğan Deresi
Kömürlü Dere
Kötek Deresi
Oyuklu Dere
Parmak Deresi
Polat Deresi
Saban Deresi
Şehitler Deresi
Sorgun Deresi
Temikurtlu Deresi
Tuzlu Dere
Yarımcalar Deresi
Yayla Deresi
Yukarı Dere
6
İSTANBUL / Kamp Arkadaşım
« Son İleti Gönderen: mahiralemdar 20 Ekim 2018, 14:22:30 »
Merhaba arkadaşlar kamp yapmak insanın kendisini tanımasına fırsat veren en güzel etkinliklerden birisidir. Şehir hayatına alışmış bizim gibi fertlerin tüm ihtiyaçlarını fazlasıyla kolay bir şekilde elde edebilmesi fayda olduğu gibi bizi tembelleştiren unsurlardandır.

Günü birlik hatta yapılabilirse bir kaç günlük bir kamp kendimizi tanımamız ve kabiliyetlerimizi geliştirebilmemiz için mükemmel bir fırsattır.
Böyle durumlarda bazen arkadaşlarımızla bazen de yalnız başımıza yapacağımız kamp esnasında duygularımızı harekete geçirmez motivasyonumuzun da artmasına sebep olacağını düşünüyorum.

Kamp ortamlarında radyo ve speaker gibi cihazlardan gelen sevdiğimiz sesler bulunduğumuz ortamda ki zifiri sessizliğin içinde bazen bize arkadaş olabilmektedir.

Linktech firmasının ürettiği bu cihazı herkese tavsiye ederim. İster tek isterseniz grup halinde olun ortama neşe katacağını ve motivasyonunuzu arttıracağını düşünüyorum. Fiyatıda muadillerine göre uygun.

Işık modunu aktif hale getirdiğinizde yolunuzuda aydınlatacak. Gece yürüğü esnasında müzik ile beraber ışıkla beraber yürüdüğünüz de bulunduğunuz ortamı daha eğlenceli halede getirecektir.

İncelemek için burayı tıklayabilirsiniz. http://store.linktech.com.tr/l210-outdoor-bluetooth-usb-mikro-sd-isikli-aux-hoparlor




7
Adını 3 bin yıllık antik kentten alan, 46 etabı ve 800 kilometrelik patika yollarıyla turizm çeşitliliği sunan Karia Yolu'nu her yıl binlerce kişi ziyaret ediyor. Aydın’ın Çine ilçesinden başlayıp Muğla'daki tüm yarımadaları içine alan güzergahta yürüyüş yapan doğaseverler, bisikletle kanoya binip ormanlık alanlarda kurdukları çadırlarda dinlenmenin ve gün batımını izlemenin keyfini yaşıyor.



İsmini 3 bin yıllık antik kentten alan ve 800 kilometrelik patika yollarıyla Türkiye’nin en uzun yürüyüş rotası olan Karia Yolu, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.

Aydın’ın Çine ilçesinden başlayıp Muğla’daki tüm yarımadaları içine alan güzergahtaki yürüyüş yolu, kendine özgü mimarisi ile çok sayıdaki köyden, el değmemiş koylardan, irili ufaklı tepelerden ve yürüyerek ulaşılabilen antik kentlerden oluşması dolayısıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor.

Antik yollar, patikalar ve orman yolları birleştirilerek oluşturulan ve 2013 yılında turizme kazandırılan Karia Yolu'nda yürüyüş yapan doğaseverler, bisiklet ile kanoya biniyor, ormanlık alanlarda kurdukları çadırlarda dinlenmenin ve gün batımını izlemenin keyfini yaşıyor.

Güzergahı gezenler, Bafa Gölü’nde kuş çeşitliğini ve antik kentleri, Yatağan’da ören yerlerini, Muğla’da tarihi evleri görüyor. Gökova Körfezi kıyısında yürüyüş, bisiklet, kano, sörf yapıp çadırda dinlenen yürüyüşçüler, Marmaris ve Datça'da ise doğayla baş başa kalmanın keyfini yaşıyor.



SON NOKTADA 2 BİN 400 YILLIK KRAL MEZARLARI
Ziyaretçiler, Ortaca ve Köyceğiz’i birbirine bağlayan ve yürüyüş güzergahının son noktasını oluşturan Dalyan Kanalı ve Kaunos Antik Kenti’nde ise bir taraftan kanalda kanoya biniyor, diğer taraftan 2 bin 400 yıllık kral mezarlarını görüp tarihi bir yolculuğa çıkıyor.

Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karakuş, 2013 yılında Kalkınma Bakanlığı, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) ve odalarının iş birliğinde düzenlemesi yapılan yürüyüş yolunun açılmasıyla yerli ve yabancı grupların bölgeye gelerek turizmin gelişmesine katkı sağladığını söyledi.

Karia Yolu'nun Muğla ve Aydın'ı kapsayan 800 kilometrelik bir yürüyüş rotası olduğunu belirten Karakuş, 46 etaptan oluşan yürüyüş güzergahına insanların kaybolmadan takip edebilmeleri için 220 yönlendirme levhası monte ettiklerini ve 33 bin işaretleme yaptıklarını aktardı.

"DÜNYANIN BİRÇOK ÜLKESİNDEN GRUPLAR GELİYOR"
Karakuş, eskiden ticaret ve ulaşım için kullanılan patikaları turizme açarak yerel halka önemli gelir kaynağı oluşturduklarını ifade ederek şöyle konuştu:

"Karia Yolu, 800 kilometre uzunluğuyla Türkiye'nin en uzun yürüyüş rotası. Tamamen tarihi ve doğal güzellikleri içerisinde bulunduran bir güzergah. Karia Yolu yıllar öncesi insanların ticaret ve geçiş güzergahı olarak kullandığı patikalardan oluşuyor. Biz unutulmaya yüz tutmuş bu patika yolları yürüyüş turizmine kazandırmak istedik. Patikaların bozuk olan kısımlarını onardık. Binlerce işaret ve levhalama yaparak yolu turizme kazandırdık"

Karia Yolu'nun açıldığı ilk günden bu yana büyük ilgi gördüğünü vurgulayan Karakuş, şu değerlendirmeyi yaptı:

"İlk yıl 100 bine yakın ziyaretçi bu yolda gezerken 2017 yılında da yaklaşık 200 bine yakın kişi burada yürüdü. Biz bunu gelen tur ve yürüyüş gruplarından aldık. Güzergah alternatif turizm çalışmaları açısından ilimize çok önemli katkı sağladı. Türkiye ve dünyanın birçok ülkesinden gruplar buraya gelerek güzergahlarda hem yürüyor hem konaklıyor hem de spor yapıyor“

Karia Yolu güzergahında Muğla'daki tüm yarımadaların bulunduğunu anlatan Karakuş, güzergahın aynı zamanda Aydın ilinin de bir kısmını kapsayan rota üzerinde bulunduğunu dile getirdi.

Karia Yolu'nun tanıtımı için yurt içi ve yurt dışı fuarlara katılarak çalışma yürüttüklerini anlatan Karakuş, tanıtımlar sonucunda günden güne ziyaretçi sayısının arttığını, her hafta sonu parkurun belirli yerlerinde yürüyüş gruplarıyla karşılaşmanın mümkün olduğunu vurguladı.

ADRENALİN DOLU BİR PARKUR
Karia Yolu’nda gruplara rehberlik ve sportif faaliyetler hizmeti veren turizmci Emrah Duralı ise Karia Yolu güzergahlarında gruplara rehberlik yaptığını söyledi.

Duralı, yüzlerce yıldır var olan antik yolların turizme kazandırıldığını ve Muğla'dan Marmaris İçmeler, Datça Yarımadası, Gökova Körfezi, Akyaka ve Milas’a kadar toplam 800 kilometreyi kapsayan patika yollarda doğaseverlerin yürüyüş, bisiklet, kano gibi sportif faaliyetleri yaptıklarını dile getirdi.

Muğla’nın deniz, güneş, kum üçgeninden çıkarak artık 800 kilometrelik yürüyüş ve adrenalin dolu parkuruyla ziyaretçilerini ağırladığını anlatan Duralı, bu parkurlara son yıllarda yurt dışından da çok sayıda ziyaretçinin geldiğini anlattı.


"GÖRÜLMEYE DEĞER"
Turizmci ve eğitmen Fuat Dal ise Karia Yolu güzergahında gruplara doğa yürüyüşü, tırmanış, bisiklet, karda yürüyüş ve kayma, kano, sörf gibi birçok alanda hizmet verdiklerine işaret etti.

Dal, Karia Yolu güzergahında Prehistorik çağların duvar resimlerinden, klasik dönemin anıt mezarlarına kadar birçok antik kentin görülebildiğini, yürüyüş yolundaki tarihi ve doğal güzelliğin başka rotalar üzerinde görmenin mümkün olmadığını vurguladı.

Yürüyüş yolundaki güzergahta birçok endemik bitki, geleneklerin hüküm sürdüğü köyler ile taş döşeli yolların görülmeye değer güzellikte olduğuna dikkati çeken Dal, birçok ziyaretçinin de bölgeye hayran kaldığını belirtti.

karia yolu, karya yolu, karia yolu etapları, karia yolu rotaları, karia yolu nerede, karia yolu'nda neler yapılır
İstanbul’dan arkadaşları ile Muğla’ya gelerek Gökova Körfezi kıyısında çadır kurup Karia Yolu’nda yürüyüş yapıp bisiklete binen Emir Mert, “Bölgeye hayran kaldık. Gece buraya gelerek çadır kurduk. Sabah erken kalkıp hem yürüdük hem bisiklete bindik. Kıyada denize girdik. Karia Yolu, gerçekten görülmeye değer" dedi.

Mert, bundan sonraki yıllarda da arkadaşları ile bölgeye geleceğini kaydetti.
8
ERZİNCAN / Apçağa Köyü / Kemaliye
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 19 Ekim 2018, 13:13:29 »
"Çağlayan Su" olarak da bilinen Apçağa, "Orada bir köy var uzakta" şiirini yazan şair Ahmet Kutsi Tecer'in köyü.



Erzincan'ın Kemaliye ilçesine 5 kilometre mesafedeki Apçağa, 200-300 yıllık ahşap evlerin restore edilmesiyle özgün kimliğini korumaya devam ediyor.



Osmanlı'nın sivil mimarisini yansıtan evlerde sofa, divanhane, kiler, selamlık gibi bölümlerle ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkaran Apçağa'da Kültür ve Turizm Bakanlığınca tescillenen ve koruma altına alınan dokuz ahşap ev ile altı çeşme var.



Tarihi dokusunun yanı sıra köyü tanıtan pek çok yöresel giysi ile 150 yıllık tarım aletleri ve Cumhuriyet edebiyatının şair ve yazarlarından Ahmet Kutsi Tecer’in kullandığı pek çok eser de köyün girişinde şair adına oluşturulan kültürevinde sergileniyor.

"Apçağa'ya hasretini ve özlemini dile getirmiştir"

Yıllık yaklaşık 5 binin üzerinde insan, Apçağa'yı ziyaret ediyor.

Köy muhtarı Kemal Aydınlık da, köyün her geçen gün daha fazla insanın ilgisini çektiğini anlatıyor.

"Kemaliye'ye gelen turistlerin mutlak suretle gelip gördükleri ve gezmeden gitmedikleri bir yer. Bu bizi ziyadesiyle memnun ediyor. Şairimiz Ahmet Kutsi Tecer yazdığı şiirinde köyü olan Apçağa'ya hasretini ve özlemini dile getirmiştir. Bu şiir Apçağalı Ahmet Kutsi Tecer tarafından köyümüz için yazılmıştır."

Haziran 2014'te açılışı yapılan kültürevi, köyün yerlisi olan Ahmet Kutsi Tecer'in anısına yapılmış.

Köye gelen turistler de Apçağa'nın ilgiyi fazlasıyla hak eden yemyeşil ve korunmuş bir köy olduğunu düşünüyor.

"Orada bir köy var uzakta" şiiri

Doğup büyüdüğü köyü özleyenlerin dillerinden düşürmediği "Orada bir köy var uzakta" adlı şiir, 1927 yılında Ahmet Kutsi Tecer tarafından yazıldı.

Ahmet Kutsi Tecer'in "Orada bir köy var, uzakta/O köy bizim köyümüzdür. Gezmesek de, tozmasak da/O köy bizim köyümüzdür..." dizeleriyle köyü Apçağa'ya hasretini anlattığı söyleniyor.

Tecer'in köyü, Doğu Anadolu'nun turist çeken önemli yerleşim yerlerinden biri oldu.

Kaynak: AA
9
AFYON / Ynt: Eber Gölü
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 19 Ekim 2018, 11:04:26 »
Eber Gölü tamamen kurudu



Afyonkarahisar il sınırları içerisinde yer alan Eber Gölü, kendisini besleyen su kaynaklarının kesilmesi üzerine tamamen kurudu. Gölden geriye sadece kırık sandallar kaldı. Geçimini gölden sağlayan köylüler ise ne yapacağını bilmiyor. Endemik türleri ve göçmen kuşların yuvalama alanı olmasından dolayı özel bir konumu bulunan göl, Türkiye'nin en büyük 11. tatlı su kaynağı olarak biliniyordu.
Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesinde bulunan Eber Gölü, Sultan Dağları ve köylerin arasında yer alıyor. Sazlardan ve kamışlardan oluşan gölden geçimini sağlayan civar köy halkı, yaşanan olumsuz durum karşısında ne yapacağını şaşırdı. Zira gölden elde edilen kamışlar yalıtım malzemesi olarak yurt dışına ihraç edilirken, köy halkı balıkçılık yaparak da ekonomisine katkı sağlıyordu. Tamamen kuruyan göl, yeniden eski günlerine dönmeyi bekliyor.

"En azından tarıma açılsın"

Göle sınır olan Derekarabağ Köyü'nün Muhtarı Yaşar Kandemir, en azından alanın tarıma açılmasını istedi. Köylünün geçinmekte zorlandığını kaydeden Kandemir, "Sultan Dağı ve Afyonkarahisar tarafından sular geliyordu ama önünü kestiler. Gölet ve baraj yaptılar. Gölün bütün kaynaklarını kestiler. Su gelmiyor hiçbir yerden. Sadece yağmur yağarsa geliyor. Balık, balıkçılık bitti, hiçbir şey kalmadı. Sadece saz türü var şu an. Burası tarıma elverişli en azından tarıma açılsın. En az burada 10 bin dekar arazi var. Çöl oldu burası. Tarla sahibi olmayan onlarca kişi var onlara verseler herkes eker kazanır" dedi.



"Eber Gölü bu sene kan ağlıyor"
Gölden üretilen sazları ve kamışları yurt dışına pazarlayan Habib Pınar ise, "Burada balıkçılıkta vardı, alabalık da vardı. Ben aşağı yukarı 15 yıldır kamış ihracatıyla uğraşıyorum. 4 sene evvel kendi şirketimi kurdum. Burada 13 köy bu çatı kamışından yararlanıyor. Biz bu malların Avrupa ülkelerine ihracatını yapıyoruz. Buradaki vatandaş bundan geçimini sağlıyor. Kadınlar da iş sahibi oluyor, işsiz kimse kalmıyor. Hayvancılık da var ama ağırlıklı burası gölden geçimini sağlıyor. Eber Gölü'nden geçinen 4 belediye ve 13 köy var. Eber Gölü bu sene kan ağlıyor. Bir yangın çıkmış olsa vatandaş aç kalacak. Çalışacak hiç iş sahası yok, tarımsal alan yok, sulama yok, bizlerin sayesinde geçim sağlıyorlar. Biz aracı oluyoruz. Tarım sahası yok burada. Çoluk çocuk mahvoluyor. Kütahya tarafından Eber Gölü'ne gelen su kaynakları var. Devletimiz bir el atarsa onları buraya ilave ederlerse bu göl kurtulur. Bu göl kurtulursa vatandaşta kurtulur. 20 bin, 30 bin insan buradan fabrika gibi ekmek yiyor. Eğer bizler de olmasak bu köylünün hali zor. Bu sene kamış var ama yağmur olmazsa seneye olmaz. Burası geçen sene suydu bu sene hiç yok yani tamamen kurudu. Eber Gölü'nden Türkiye’ye döviz geliyordu. Avrupa’ya ihracat edip ülkemize döviz getiriyorduk" diye konuştu.



Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/gundem/eber-golu-tamamen-kurudu-40991682
10
İÇ ANADOLU BÖLGESİ TREKKING PARKURLARI / Hitit Yolu
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 19 Ekim 2018, 10:44:56 »
1988 yılında milli park ilan edilen Boğazkale ilçesindeki Hitit kenti Hattuşa ve Alacahöyük kalıntılarını kapsayan 2634 hektarlık alan, Hitit Yolu’nun temel noktası. Hitit yurdunun önemli kentleri Hattuşa, Alacahöyük ve Şapinuva üçgenindeki tarihi güzergahlar kullanılarak oluşturulan Hitit Yolu Yürüyüş ve Bisiklet Parkurları çalışması, Çorum Valiliği tarafından 2010 yılı Ekim ayında tamamlandı. Eski kervan ve göç yollarından geçen 236 kilometre boyunca işaretlenen 17 yürüyüş parkuru, alternatif güzergahlarla birlikte toplam 385 kilometreye ulaşıyor. Altı dağ bisikleti rotasının toplam uzunluğu ise 406 kilometre civarında. Çalışmanın ardından parkurların tanıtılarak harita ve GPS koordinatlarının verildiği Türkçe ve İngilizce rehber kitapçıklar hazırlandı.

7 Günlük Yürüyüş Önerisi
1. Gün : Hattuşa-Yazılıkaya-Büyükhırka (14 km)
             Büyükhırka’da köy evinde konaklama veya kamp
2. Gün : Büyükhırka- Evci (Alaca) Baraj Göleti (15 km)
             Gölet kenarında kamp
3. Gün : Evci (Alaca) Baraj Göleti-Alaca (7 km)
             Alaca’da otelde konaklama
4. Gün : Ünalan Köyü’ne transfer (dolmuş 6 km)
             Ünalan-Kızıllı-Çatak Göleti (14 km)
             Gölet kenarında kamp
5. Gün : Çatak Göleti-Kızılhamza Göleti (16 km)
             Gölet kenarında kamp
6. Gün : Kızılhamza Göleti-Şapinuva (14 km)
             Şapinuva'da kamp
7. Gün : Şapinuva-İncesu Kanyonu (13 km)
             İncesu'da konaklama

Daha detaylı bilger için “Hitit Yolu” isimli Ersin Demirel’in kitabını da edinebilirsiniz.
Kaynak : http://ersindemirel.blogspot.com/2011/01/hitit-yolu.html

Gps: indiriniz

İletişim
Çorum Valiliği
Tel : 0364 213 84 18
http://www.corum.gov.tr
Sayfa: [1] 2 3 ... 10