Doğa Sporları - DoğaKolik

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
KUŞ TÜRLERİ / Bayağı kuzgun (Corvus corax)
« Son İleti Gönderen: GeZGiN Bugün, 10:23:05 »
Bayağı kuzgun, karakarga veya kelağ (Farsça: کلاغ) (Corvus corax), kargagiller (Corvidae) familyasından Corvus cinsi, zekası, büyüklüğü ve simsiyah olması ile dikkat çeken bir kuş türü.



Özellikleri
Kanat açıklığı 1,5 metreye ulaşabilir. İri ve uzun gagası, baklava biçimli kuyruğu, onu uçarken tanınmasını sağlar. Vücudundaki tüm tüyler siyah, boyun altı tüyleri diktir.[1] Yerleşik ve gezici kuşlardır. Boyları yaklaşık 64 cm'dir. 3-6 arası yumurta yumurtlarlar. Kuluçka süreleri 12 gün, yavru kuşların uçma süreleri 16 gündür. Gagaları kalın, çok kuvvetli ve siyahtır. Ötüşleri, uçarken "korrk" şeklinde, uyarı içinse "rrab, klong" şeklindedir. Uçarken kuyrukları kama şeklinde durur. Basit, çalı çırpıyla yaptıkları yuvalarını ağaçların ya da kayalıkların üzerine yaparlar. Sürü oluştururlar ve bir arada bulunmayı severler. Kendilerinden daha kuvvetli olan kuş türlerine saldırabilirler.[2]

Kuzgunların zekasıyla ilgili anlatılan çok sayıda öykü duyulabilir; çünkü kargagiller içinde en akıllı kuşlar oldukları düşünülmektedir. Bunda, oyunculuklarının ve akrobasi yeteneklerinin yanı sıra, çeşitli sorunlarla çözüm üretebilme özelliklerinin de katkısı büyüktür. Sorunlarını çözümlerken doğada bulunan materyallerden de yararlanmaları zekalarının ne denli gelişmiş olduğunun kanıtıdır. Kuzgunlar aynı zamanda hırsız kuş olarak da bilinirler. Bunun nedeni dişilerini etkilemek için özellikle parlak, beyaz ve mavi renkteki nesneleri yuvalarına taşımalarıdır.[3]

Beslenme
Böcekler, solucanlar, midyeler, balıklar, bitkisel maddeler ve tohumları besin olarak tüketirler.

Dağılımları
Palearktik'de yaygındırlar. Türkiye'nin her yerinde bulunabilen yerleşik kuşlardır. Fundalıklarda, çalılıklarda, daha çok ormanlık, dağlık kesimlerde ve hayvan yetiştirilen yerlerde bulunurlar.

Şamanizm
ABD'de Alaska eyalertindeki Hayda ve Tlingit Kızılderilileri ile Yupik ve İnyupik Eskimolarının geleneksel inancı olan şamanizmde insanlar kuzgun tarafından yaratılmıştır.

Ayrıca pagan tanrısı Odin'in 2 kuzgunu vardır.Bu kuzgunlar ona dünyadan haberler getirir.Kuzgunlardan birinin adı Huginn (düşünce) ve diğerinin adı Muninn'dir (hafıza).
2
RİZE / Denizgören Köprüsü
« Son İleti Gönderen: GeZGiN Bugün, 10:15:25 »
Rize’nin İyidere ilçesi Denizgören Köyü girişinde bulunan ve tarihe imza atan kemer köprülerden biridir. Tarihi belli olmamakla birlikte birçok köyün ulaşımında insanlara hizmet veren tarihi kemer köprü uzun yıllardır kullanılmaz haldedir.

Beton köprünün yapılması ile atıl durumda kalan tarihi kemer köprünün restore edilerek yerli ve yabancı turizmin hizmete açılması beklenmektedir.  Köprü şimdi yosunlarla kaplanmış bir şekilde ilgi bekliyor.
3
RİZE / Dağdibi (Kapmes-Kaban) Köprüsü
« Son İleti Gönderen: GeZGiN Bugün, 08:09:01 »
Dağdibi (Kapmes-Kaban) Köprüsü: Eski Kalkandere- İkizdere yolundaki köprü, üzerini kuşatan sarmaşıklar dolayısıyla görülmeyecek neredeyse durumdadır. Derin bir vadi içinde akan Karadere üzerinde konumlanır. Sadece yaya geçişlerine açıktır. Anıtlar Kurulu tarafından tescillenen köprünün uzunluğu 17 metre, yüksekliği 12 metre, genişliği ise 2,7 metredir.
4
RİZE / Mandere (Dülgerli-Apancene-Maşer) Köprüsü
« Son İleti Gönderen: GeZGiN Bugün, 07:58:45 »
Dürgelli köyündedir. 19. yy. ikinci yarı – 20. yy. başına ? tarihlendirilmektedir. (Tarihi ile ilgili bilgi yerli halktan yaklaşık olarak öğrenilmiştir.) Banisi ve sanatçısı bilinmemektedir. Bugün sağlam ve kullanılmaktadır. Kuzey - güney doğrultusunda dikdörtgen planlıdır.Yuvarlak kemerlidir. Ayakları doğal kayalara oturmaktadır.Kemer karnında, kilit taşı hizasında, merkezde bir zincir sallanır. Kemerler kesme taş, duvarlar ve köprü yolu düzenli moloz taş örgülüdür.
5
RİZE / Şeytan Köprüsü
« Son İleti Gönderen: GeZGiN Bugün, 07:56:53 »
Dağdibi köyündedir. 19. yy. ikinci yarı – 20. yy. başına ? tarihlendirilmektedir. (Tarihi ile ilgili bilgi yerli halktan yaklaşık olarak öğrenilmiştir.) Banisi ve sanatçısı bilinmemektedir. Bugün sağlam ve kullanılmaktadır. Doğu - batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Yuvarlak kemerlidir. Ayaklar iki yanda da zemine oturmaktadır. Batı ayak moloz taş örgülü bir payanda duvar ile desteklenmiştir. Kemerler kesme taş, duvarlar ve köprü yolu düzenli moloz taş örgülüdür.
6
DİĞER SPORLAR / Boccia Nedir ve Nasıl Oynanır?
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 19 Nisan 2019, 10:20:40 »
Boccia New York 1984 Paralympik Oyunlarında rekabetçi bir spor olarak dahil edilene kadar eğlence amaçlı oynanan bir oyundu. Olimpik bir karşıtı olmayan yegane iki Paralimpik spordan biridir (diğeri goalball) ve Boccia Uluslar arası Spor Federasyonu (BISFed) tarafından yönetilir.



Boccia ilk etapta cerebral palsy olan kişiler tarafından oynanmak üzere tasarlanan ve strateji ile doğruluk gerektiren bir oyundur. Şimdi ise sporda motor becerilerini etkileyen engelleri olan atletleri dahil etmektedir.

Boccia sporunun kökenleri eski Yunan dönemine dayanır, burada oyuncular taştan bir hedefe büyük taşları atardı. Mısır’da eski mezarlarda yapılan kazılarda M.Ö. 5200 yılına kadar uzanan dönemde benzer bir spora ait nesneler ve duvar kabartmaları bulunmuştur. Bu spor ayrıca Orta Çağlarda Pazar yerlerinde ve sokaklarda oynanmıştı ve ‘boccia’ kelimesi İtalyancada bowling oynamak anlamından türetilmiştir. En meşhur boccia oyunlarından bir tanesi Sir Francis Drake ve Lord Howard arasında İngiltere’nin Plymouth kentinde 1588 yılında oynanmıştır. İspanyol Donanmasının varmasını beklerken oynamışlardı ve Sir Francis Drake denize açılıp düşmanı yenmeden önce oyunun bitirilmesi için ısrar etmişti.



Nihayetinde geniş kitlelere de yayılan bu spor ilk etapta cerebral palsy hastalığı olan kişiler için tasarlanmıştı. Şimdi ise motor işlevini etkileyen herhangi bir nörolojik bozukluğu olan kişilerce oynanmaktadır. Paralimpik başlangıcını 1984 yılında Oyunların ABD’nin New York kentinde yapıldığı sırada yapmıştır. Bu Oyunlar sırasında toplam 19 atlet (10 erkek ve dokuz kadın) beş farklı ülkeyi temsil etmişti (Kanada, Danimarka, İngiltere, Portekiz ve ABD).

Günümüzde, bu spor dünya çapında 50’den fazla ülkede oynanmaktadır. Bu ülkeler sporun resmi yönetim organı olan Boccia Uluslar arası Spor Federasyonunun (BISFed) üyeleri olarak kayıt altına alınmıştır. Geçtiğimiz Eylül ayında Rio Paralimpik Oyunlarında bu ülkelerden gelen 108 atlet yedi madalya yarışına katılmıştır (dört bireysel, iki çiftler ve bir takım yarışması). Zamanla boccia sporunun güç dengesi değişmiştir. Önceleri Avrupa ülkeleri bu sporda baskın çıkmaktayken, rekabet dağılarak, Brezilya, Kanada, Güney Kore ve İngiltere gibi ülkeler Rio 2016 Oyunlarına katılma hakkı elde etmiştir ve oyuncuları da podyuma çıkma favorileri arasında olmuştur. Boccia strateji gerektiren bir oyun olup, oyuncular da büyük ölçüde beceri ve kararlılık sahibi olmalıdır. Bu spor Olimpik karşıtı olmayan iki Paralimpik spordan biridir.

Nedir bu boccia?
Dünyada en ağır engelli grubunun oynayabildiği tek spor branşı. Engelli bireyleri aktive eden, yaşam kalitelerini arttıran ve onların topluma entegre olmalarını sağlayan bir araç. Yani sadece spor değil. Daha fazla bir şey!

Nasıl oynanıyor?
Oyuncular, topu yerdeki hedef topun yakınına itiyorlar. Topları yuvarlayabilirler, atabilirler, tekmeleyebilirler veya aşağı doğru bırakabilirler. Vuramıyorlar ya da tekme atamıyorlarsa, rampa kullanabilirler. Eğer topu elleriyle serbest bırakamıyorlarsa, yardımcı ekipman da kullanabilirler. Baş ya da el değneği gibi...

Takım sporu mu?
Çiftli veya 3’er kişilik takımlar halinde belirlenen sayıda ve sette rekabet ediyorlar. Her iki tarafın, her sette atışlar ve skorun sayımı için 6 topu oluyor. Kırmızı veya mavi. Puanlar, maç boyunca kazananı belirlemek için biriktiriliyor.

Saha boyutları peki?
12.5 metreye 6 metre. Kolay gibi görünse de oyun taktiklerden oluşuyor. Heyecanlı ve gerilimli geçiyor. 1984’te Paralimpik Oyunlar’da lanse edildi. Şu anda dünya çapında 50’den fazla ülkede oynanıyor.

Peki bizde?
2014’ün sonunda Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu bünyesine alındı ve paralimpik bir branş olarak olimpiyatlarda yer alması için ülkemizde Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu (TBESF) çatısı altında ulusal faaliyetlerine başladı.

Hangi engelliler oynayabiliyor?
Doğuştan veya sonradan engelli olan her birey. Omurilik felci, kas hastaları veya serebral palsili gibi ağır engelli bireyler... Oyuncular, engellerine ve fonksiyonel yeterliklerine göre 4 sınıfa ayrılarak oynuyorlar.

Gerçekten yataklarından bile çıkmayan engelli bireylerin de oynayabileceği bir spor mu?
Evet. Dünyada en ağır engelli grubunun yapabildiği tek spor boccia. Bedenlerinde hiç hareket olmamasına rağmen boccia oynayabilirler. Tek şart, mental seviyeleri normal olmalı. Sporcu oyun kurabilmeli ve strateji geliştirebilmeli. Benim mesela bir sporcum var. Tedavisizlikten şu anda oturamıyor. Yüzükoyun yatabiliyor, dirseklerinin üzerinde duruyor. Bedeninde sadece işaret parmağı hareket edebiliyor. Ama çok başarılı bir boccia sporcusu...

Topların özelliği ne?
Bir boccia topu seti altı kırmızı, altı mavi ve bir beyaz ‘jak’tan oluşuyor. Onaylı yarışmalarda kullanılan boccia topları, Uluslararası Boccia Federasyonu tarafından belirlenen kriterleri karşılaması gerekiyor. Özel bir deriyle kaplı toplar kullanılıyor. Fiyatları, kalitesine göre farklılık gösteriyor. Topların kalitesi sporcunun yarışmadaki performansını etkiliyor. 1 set topun fiyatı 1500 yüz lira ile 6000 lira arasında değişiyor. Yurtdışından geldiği için vergi ve kargo masrafları hariç...

7
RİZE / Suçatı-3 (Apso-Hodoloskuri) Köprüsü
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 19 Nisan 2019, 08:13:14 »
Suçatı-3 Köprüsü, Rize ilinin Pazar ilçesinde yer almaktadır. Basık kemerli ve tek gözlüdür.


Fotoğraf: Ersin Demirel

8
RİZE / Zisto (Petevata) Köprüsü
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 19 Nisan 2019, 07:56:10 »
Çamlıhemşin ile Ardeşen ilçeleri arasındaki Vadi tabanına indiğinizde Zisto (Petevata) tarihi taş kemer köprüsünü göreceksiniz.


Foto :Ersin Demirel
9
RİZE / Hacaloğlu Köprüsü
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 19 Nisan 2019, 07:42:52 »
Çamlıhemşin'de bulunuyor.


Foto : Ersin Demirel
10
RİZE / Ham Köprüsü
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 19 Nisan 2019, 07:29:02 »
Çamlıhemşin Fırtına Deresi‘nin üzerinde bulunan Ham Köprüsünün bir tarafı Çamlıhemşin’in güzelliklerine çıkıyorsa, diğer taraf da Çamlıhemşin’in diğer güzelliklerine çıkıyor.

19. yy. ikinci yarı – 20. yy. başına ? tarihlendirilmektedir. (Tarihi ile ilgili bilgi yerli halktan yaklaşık olarak öğrenilmiştir.) Banisi ve sanatçısı bilinmemektedir. Bugün sağlam ve kullanılmaktadır. Kuzeydoğu - güneybatı doğrultusunda dikdörtgen planllıdır. Yuvarlak kemerlidir.Üzerini bir kılıf gibi saran yeni köprüden dolayı cepheler görülmemektedir. Ayaklar yeni köprüyü taşıyan betonarme kılıf içerisinde kalmıştır. Kemerler kesme taş, duvarlar ve köprü yolu düzenli moloz taş örgülüdür.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10