Doğa Sporları - DoğaKolik

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
DAĞCILIK / Everest'in koruyucuları Şerpalar! Kazançları dudak uçuklatıyor...
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 11 Aralık 2017, 13:11:55 »
Şerpalar Nepal'in dağlık bölgesinde yaşayan, etnik bir grup. İsimlerini Tibet dilinde doğu anlamına gelen "şer" ve halk-insan anlamına gelen "pa" ekinden alıyorlar. Onların görevi ise Everest'e çıkmak için bölgeye gelen tüm dağcılara yardımcı olmak. İşte ilginç yaşamlarıyla Şerpalar...

[ Guests cannot view attachments ]

İşte ilginç yaşamlarıyla Şerpalar...

[ Guests cannot view attachments ]

Diplomasi dilinde, ülkeleri önemli zirvelerde temsil eden kişiler için kullanılan bir terim olan Şerpa aslında Nepal'in dağlık bölgesinde yaşayan, bir etnik grubun adı.

Himalayalara tırmanmak isteyenlere genelde hep bir Şerpa eşlik ettiğinden, ülkeleri zirvelerde temsil eden özel görevliler için de 'Şerpa' tanımı kullanılıyor.

Şerpa'lar 500 yıl önce Doğu Tibet'ten Nepal'e göç etmişler.

Şerpa sözü, Tibet dilinde doğu anlamına gelen 'şer' ve halk-insan anlamına gelen 'pa' ekinden oluşuyor.

[ Guests cannot view attachments ]

Şerpalar yüzyıllardır Everest'in eteklerinde hayvancılık ve tuz ticareti ile uğraşırken son 50 yıldır dünyanın dört bir yanından gelen dağcılara destek olmalarıyla adlarını dünyaya duyurdular.

Yüksek irtifaya alışkın olmaları nedeniyle çok az oksijenle yetinebilmeleri, güçlü olmaları nedeniyle çok iyi yük taşımaları ve soğuğa dayanıklı olmaları sayesinde Everest'e çıkmak için bölgeye gelen tüm dağcılar için yardımcı olarak göze çarpıyorlar.

Kısacası apoletlerinde Everest’in zirvesi bulunan dağcıların çok büyük bölümü bu başarılarını tamamen Şerpalara borçlular.

Ekibin tırmanışı sırasında çadırları onlar kuruyor, üst kamplara gitmesi gereken yükü onlar taşıyor.

[ Guests cannot view attachments ]

Yiyecek ve içecekleri de onlar hazırlıyor, rotaları, güvenlik araç gereçlerini, ipleri ve boltları da onlar döşüyor.

Geriye dağcılara sadece tırmanmak ve dinlenmek kalıyor.

Bir Şerpa bu hizmetlerinin karşılığında bir tırmanıştan 1000 ile 2000 dolar (3600-7600 TL) arasında bir kazanç sağlıyor.

Hayatlarını büyük risklere attıkları düşünülürse bu paranın ne kadar az olduğu anlaşılıyor.

Ancak dağlarda geçim koşulları bir hayli zor olan Şerpalar için bu paralar hiç de fena sayılmıyor.

Şerpaların çoğunun ismi birbirine benziyor.

Genellikle doğdukları günün adını alıyorlar.

Örneğin pazar günü doğmuş bir Şerpa'nın adı Nima olurken, pazartesi günü doğmuşsa Dawa, salı ise Mingma, çarşamba Lhakpa, perşembe Phurba, cuma Pasang ve cumartesi Pemba.

Himalayalar'da yaşayan Şerpalar için yürümek ve tırmanmak günlük yaşamın bir parçası olduğu için Everest’e tırmanan en genç insanın bir Şerpa olmasına şaşmamalı.

16 yaşındaki Temba Tsheri Şerpa, Everest’in zirvesine ulaşmış bir genç

Şerpalar için çocuklar çok önemlidir. Yeni doğan çocuklara isim vermek için özel törenler düzenlenir.

Kızlar ev işlerini üstlenirken erkekler oyun oynamaya daha fazla vakit ayırır.

Şerpaların bir bölümü yolu dahi olmayan 4200 metre yükseklikteki dağ köylerinde yaşar.

Bu köylerde iki katlı, taş evlerde barınan Şerpalar her yere yürüyerek gider ve her şeyi sırtlarında taşır.

Dağlık köylerde okul yoktur.

Okula giden çocuklar aşağı köylere inmek için 4,5 kilometrelik yol kat eder.

Şerpalar son olarak 18 Nisan'da Everest'e çığ düşmesi sonucu 13 Şerpa kılavuzunun hayatını kaybetmesinin ardından, greve gimişlerdi.

Şerpalar Nepal'in dağlık bölgesinde yaşayan, etnik bir grup. İsimlerini Tibet dilinde doğu anlamına gelen "şer" ve halk-insan anlamına gelen "pa" ekinden alıyorlar. Onların görevi ise Everest'e çıkmak için bölgeye gelen tüm dağcılara yardımcı olmak. İşte ilginç yaşamlarıyla Şerpalar...

Fotoğraflar: http://darkroom.baltimoresun.com/2014/06/mount-everest-aftermath-of-deadly-avalanche/
2
YURTİÇİ KAYAK MERKEZLERİ / Ynt: Uludağ Kayak Merkezi
« Son İleti Gönderen: Voyager 07 Aralık 2017, 21:03:28 »
Kar kalınlığı 45 cm olmuş aşağıda ki linkten bakabilirsiniz..

https://www.mgm.gov.tr/sondurum/kar-kalinliklari.aspx
3
5 MEVSİM / Ynt: VAUDE Hogan Ultra Light Argon
« Son İleti Gönderen: Voyager 06 Aralık 2017, 09:17:56 »
Vaude Hakkında,
 
1974 yılında Almanya'da bir aile şirketi olarak kurulan Vaude, 40 yılı aşkın bir süredir doğa sporları severlere en çevreci ürünleri sunmaya devam ediyor.
Çevre dostu ve sürdürülebilir bir anlayışıyla tasarım ve üretim yapan firma, şu an Dünya Sağlık Örgütü (WWF) ve Bluesign® ile yapmış olduğu ortak çalışmalar sayesinde Avrupa'nın en çevreci outdoor markası olmuştur.
 
Vaude markasının seçkin ürünlerinden Hogan Ultralight, extreme  hava koşullarına uygun bir çadırdır. Son derece hafif rüzgar ve fırtına mukavemetli bu çadır, en zorlu faaliyetlerde bile sizi yarı yolda bırakmaz. İki kişilik olarak tasarlanmış olup, çift taraflı silikon flysheet mükemmel su yalıtım özelliği ve ısıl bant ile kaynaklı dikişleri sayesinde aşırı dayanıklılık sunuyor.
4
5 MEVSİM / Ynt: VAUDE Hogan Ultra Light Argon
« Son İleti Gönderen: Voyager 06 Aralık 2017, 09:09:41 »
Fiyatı pahalı olsa da hafifliği ve kalitesi buna değer  :)
5
ADANA / Ynt: Ne Yemeli, Ne almalı ?
« Son İleti Gönderen: Voyager 05 Aralık 2017, 23:54:24 »
Gidince rejimi, diyeti unutun  ;D
6
TARİH / Ynt: Çin'deki gizemli yer altı ordusu
« Son İleti Gönderen: beni benimlebirak 04 Aralık 2017, 03:28:39 »


Tarrakotta askerleri olarakta bilinen toprak heykeller, 1974 yılında Çin’in Qin Shi kenti yakınlarında bir gurup çiftçi tarafından tesadüfen keşfedildi. MÖ 211 yılında yaptırılan ve inşası 30 yıl süren ordunun ilk Çin İmparatoru Huang’ın mezarını koruduğuna inanılıyor.

Qin Shi Huang aynı zamanda Çin seddinin yapımını başlatan hükümdar. 8 bin kişilik olduğu tahmin edilen dev yeraltı ordusundan henüz yaklaşık iki bini yeryüzüne çıkartılabilmiş. Bunun neden ise heykellerin üzerindeki boyanın kimyası henüz çözülemediği için. Açığa çıktıktan bir süre sonra orjinal renklerini kaybederek toprak rengine dönmeleri.

Boyları 183 – 195 cm arasında değişen askerlerin her birinin yüz ifadesi farklıdır. Kıyafetlerden ten rengine kadar her şey bire bir taklit edilmiş. Ordu dönemin savaş nizamına uygun bir şekilde ellerinde silahları ve yanlarında atları ile savaşa hazır bir şekilde gömülmüş.

Yapımında 7 bin kişinin çalıştığı söylenilen mezarın imparator tarafından neden yaptırıldığı henüz bilinmiyor. Bir inanışa göre imparator bazı bilgilerin bilinmemesi için o dönemde çalışan askerleri ya yaktırarak ya da kendisi ile beraber gömülmek üzere öldürtmüştür.

Kaynak: http://www.e-kutuphane.com.tr//
.tr/[/url]
7
ANTARTİKA KITASI / Antarktika Hakkında 10 İnanılmaz Gerçek
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 04 Aralık 2017, 00:07:52 »
Buzlarla çevrili en soğuk yer denince aklımıza gelen ilk yer Antarktikadır. Dünya haritasında Güney yarım küresinde yer alır ve her tarafı okyanuslar ile kaplıdır. Sadece %2’lik bir bölümü karadır ve geri kalan diğer tarafların tamamı Suyla ve buzlarla çevrilidir.

Soğuk ilkim şartlarına adapte olabilecek sadece bir kaç canlı bulunmaktadır. Bunlar genellikle Penguenler, Mantarlar ve bazı yabancı bitkiler.

Farkında olmasak da Antarktika hakkında oldukça ilginç gerçekler vardır. Bu makale,  Antarktika hakkında en iyi 10 gerçekten oluşmaktadır.


10-Buz Dağları
Dünyadaki En büyük ve en yüksek buz dağları Antarktika’da bulunur. Kuzey kutbundaki Grönland Adası‘nın 2 milyon km²’ye yaklaşan yüzeyi tamamen buz tabakası ile kaplıdır. Her sene buradan da 10-15 bin kadar buz dağı kopar. Buz dağları zamanla meydana gelen çatlak veya dalgaların aşındırması ile yerlerinden büyük bir gürültü ile ayrılırlar. Buz dağının deniz üstünde görünen kısmının sekiz veya on katı suyun içindedir. Başıboş büyük denizlerde dolaşan bu buz dağlarının ağırlığı milyonlarca tonu bulur.

9-Koşulları ve Mars’a Benzerliği
Antarktika, iklim koşulları ve diğer bir çok faktörle Mars’a benzer olduğu ilanen duyurulmuştur. Antarktika’da uzunca vadiler vardır ve bunu Mars’takilere benzetirler. Her ikisinde de vadilerinin üzerinde ince ve uzun kuru buz tabakaları bulunur.

8-Sadece İki Mevsim
Yeryüzünün en Kurak ve en soğuk rüzgarlı yeri olduğu kabul edilir. Antarktika’da En düşük sıcaklık -89.4 olarak belirlenmiştir. Ayrıca Antarktika’da iki mevsim vardır ve 6 ay yaz olup 6 ayı da kış ve karanlıktır.

7-Biyolojik
İmparatorluğu Penguenlerin sürdüğü yerdir Antarktika. Ayrıca Mavi büyük Balinalar mevcutdur. Penguenler Kış aylarında üreme yapar ve birden fazla türleri vardır. Antarktika’da Bulunan Mavi balinalar Dünya çapında olanlardan oldukça büyüktür.

6-Ekonomi Sıfır
Hiç bir Ekonomisi ve faaliyeti olmayan yerdir. Sadece küçük ölçekli turizm sektörü vardır ama oda kıyı kısımlarındadır. Açıkçası oda Ekonomik aktivite sayılmaz. Para birimi olarak da dolar kabul edilemez. Bir yer satın almak için kullanılamaz.

5-Devlet Yok
Hiç bir şekilde Devlet sistemi uygulanmamaktadır ve kimsenin uygarlığı altında değildir. Bazı boş işlerle uğraşılıp bir kaç imza toplandığı söylenmiş ama sonuç olumsuz olarak neticelendirilip konu kapatılmıştır.

4-İnsan Hayatı
Gezi için çılgın Turistler haricinde kalıcı olarak bir yaşam sürdürüp ve Nesli insan olan hiç bir canlı yaşam için Antarktika’da bulunmamaktadır. 1978 yılında bir Ailenin Çocuklarının Doğum yerini Antarktika yazdırmak için kıyı kısımlarında doğum gerçekleştirdiklerini bildirdiler.

3-Meteorların En İyi Yeri
Araştırmacıların Gerekse deney yapmak için en uygun yer olarak gördükleri yerdir. 1912 yılında ilk gök taşı olarak orada bulunduğu söylemler arasında.

2-Standart bir zaman dilimi yok
Antarktika için sabit bir zaman dilimi kullanmak çok zordur. Yani, Antarktika kıtası için belirli bir zaman dilimi vardır. UTC zaman altında sınıflandırılmıştır.

1-Küresel Isınma ve Ozon tabakası
Antarktika Küresel ısınma ve ozon tabakasının ilişkisi ciddi anlamda incelenmektedir. Antarktika Buzullar erimekte ve hızla erimeye devam ederse bir çok nesil su altında kalıp yok olabilir.
8
AVUSTRALYA KITASI / Cradle Mountain
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 04 Aralık 2017, 00:00:34 »
Avustralya Tazmanya eyaletinin Central Highlands bölgesindeki dağ. Dağ, Cradle Mountain-St Clair Gölü Milli Parkı'nda yer almaktadır. Deniz seviyesinden 1545 m yükseklikte, Tasmania'nın beşinci en yüksek dağıdır ve eyaletteki başlıca turistik bölgelerden biridir.

[ Guests cannot view attachments ]
9
EKOLOJİ / Türkiye'nin hava kirliliği haritası açıklandı: Havası temiz tek il Rize
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 03 Aralık 2017, 09:34:49 »
Türk Toraks Derneği açıklamasına göre, Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği oranlar bazında havası tek temiz kent Rize oldu. En kirli noktalar İstanbul’da Göztepe, Esenyurt ve Aksaray; Ankara’da Sıhhiye ve Kayaş; İzmir’de ise Bornova ve Bayraklı oldu.

Türk Toraks Derneği, İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği limitlere göre havası en kirli ve en temiz kentleri açıkladı. 2017 yılında Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği oranlara göre havası tek temiz kent Rize oldu. İstanbul, Ankara ve İzmir illerinin ilçe düzeyinde kirlilik haritasının da açıklandığı toplantıda en kirli noktalar İstanbul’da Göztepe, Esenyurt ve Aksaray; Ankara’da Sıhhiye ve Kayaş; İzmir’de ise Bornova ve Bayraklı oldu. Doç. Dr. Elbek, toplantıdaki konuşmasında "İstanbul'da Esenyurt, Göztepe ve Aksaray'dan kaçın" dedi.

'GÖRÜNMEZ KATİL'
Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan Türk Toraks Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Fuat Kalyoncu, “Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘görünmez katil’ olarak tanımladığı ve dünyada her yıl 7 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açan bu sorunun ülkemizde de tanınmasını, duyulmasını ve bu sayede her an soluduğumuz zehirli havanın artık son bulmasını istiyoruz” dedi.

Sempozyumun Eş Başkanı Doç. Dr. Haluk Çalışır, Türkiye’de ve dünyada en çok öldüren ve sağlığa en çok olumsuz etki yaratan kalp-damar hastalıklarının, inmenin ve solunum sistemi hastalıklarının hava kirliliği ile doğrudan ilişkili olduğunun altını çizdi. Doç. Dr. Çalışır konuşmasında, “Hava kirliliği; çocuklarda hiperreaktivite, dikkat eksikliği, bilişsel gerilik, akciğer fonksiyonlarında düşüklük; yetişkinlerde astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, akciğer dokusunun sertleşmesi olarak tanımlanan akciğer fibrozisi ile akciğerde ölümcül hasara neden olan damar pıhtılaşmasına yol açmaktadır. Ayrıca hava kirliliği özellikle çocuklar ve 65 yaş üstü nüfusta zatürre gelişimini 6 kat arttırmaktadır” dedi.

TÜRKİYE'DE 2 BİN 876 ERKEN ÖLÜMÜN SEBEBİ
Sempozyumun diğer Eş Başkanı olan Yrd. Doç. Dr. Nilüfer Aykaç ise yaptığı açıklamada hava kirliliğine yol açan fosil yakıtlarının kullanılmasına bağlı olarak Türkiye’de 2.876 erken ölümün, 4.311 hastaneye yatışın ve yılda 3 milyar euroyu aşan bir sağlık harcamasının gerçekleştiğine dikkat çekti. Yrd. Doç. Dr. Aykaç, sözlerini “İstanbul’da Esenyurtta yaşayan sağlıklı bir kişi geçtiğimiz bir yılda kirli hava nedeniyle 240 gram zehirli toz solumuştur. Daha önemlisi başkent Ankara'nın merkezinde bulunan Sıhhiye semtinde ise bu miktar 255 gramdır. Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye yakın gelecekte onlarca sayıda kömürlü termik santrali daha faaliyete sokmayı planlamaktadır. Biz insanların sağlığını korumaya and içmiş bir mesleğin temsilcileri olarak, sağlık üzerinde ölümcül yıkıma neden olacak bu adımın gerçekleşmemesi için toplumsal sorumluluk üstleniyor ve bu nedenle 'sürdürülebilir kalkınma' yerine 'sürdürülebilir gelecek ve yaşam'dan yana safımızı seçiyoruz” diyerek tamamladı.

'HAVA KİRLİLİĞİ TÜRKİYE'DE TRAFİK CANAVARINDAN 8 KAT DAHA FAZLA İNSAN ÖLDÜRÜYOR'
Sempozyum Bilimsel Komite Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram ise “Hava kirliliği Türkiye’de ‘trafik canavarı’ndan 8 kat daha fazla insan öldürmektedir” diye konuştu. Sempozyumda Türkiye’nin sohavasi-temiz-tek-kent-rize-oldu-istanbul-da-esenyurt-goztepe-ve-aksaray-dan-kacin-386605-1.n bir yıllık hava kirliliği sonuçlarını açıklayan Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Elbek yaptığı konuşmada Kasım 2016–Ekim 2017 arasında partikül madde açısından sadece Rize ilinde Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık açısından izin verdiği sınırın aşılmadığını, Şırnak ilinde yeterli ölçüm yapılmadığını, geri kalan 79 ilde hava kirliliğinin yaşandığını ifade etti.

'TÜRKİYE'DE 83 İLİN 53'ÜNÜN HAVASI KİRLİ'
Doç. Dr. Elbek sözlerini “Türkiye’nin ulusal mevzuat sınır değeri dikkate alınsa dahi yeterli ölçüm yapılan 80 ilin 53’ünün yani yüzde 66'sının havası kirlidir” diyerek sürdürdü. İstanbul, Ankara ve İzmir illerinin ilçe düzeyinde kirlilik haritasının da açıklandığı toplantıda en kirli ilçelerin İstanbul’da Göztepe, Esenyurt ve Aksaray; Ankara’da Sıhhiye ve Kayaş; İzmir’de ise Bornova ve Bayraklı olduğu dikkati çekti.

Doç. Dr. Elbek, "Göztepe, Esenyurt ve Aksaray'dan kaçın" dedi. Doç. Dr. Elbek “Dünya Sağlık Örgütü’nün izin verdiiği sınırlar içerisinde olmasa da İstanbul’da yaşayanların öncelikle Silivri, Sarıyer ve Şile’de; Ankara’da Sincan ve Bahçelievler’de; İzmir halkının ise Güzelyalı’da yaşamayı tercih etmelerini öneririz” diyerek sözlerini tamamladı.

Sağlık için bisiklet etkinliğinin de yapıldığı “Nefesimiz Tükenmeden: Hava Kirliliği ve Akciğer Sağlığı” başlıklı sempozyumda, Türkiye’nin tüm illerinin hava kirliliğinin takip edildiği “Havanız Cebinizde” aplikasyon tanıtımı da yapıldı.
10
HABERLER VE DUYURULAR / Şehirlerdeki hava kirliliği günde kaç sigaraya bedel?
« Son İleti Gönderen: GeZGiN 03 Aralık 2017, 09:28:36 »
ABD'nin Kaliforniya eyaletinde yer alan ve iklim bilimi üzerine çalışan Berkeley Earth, şehirlerdeki hava kirliliğinin bir günde insanların kaç sigara içmesine bedel olduğunu hesaplıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 3 bin şehri inceleyerek ve Berkeley Earth'ün hesaplamasını kullanarak hava kirliliğini ortaya seren 'dünya sigara haritasını' ortaya çıkardı.

BBC Türkçe'nin aktardığı  hesaplamaya göre Türkiye'nin hava kirliliği açısından en geride olan üç şehri Batman, Hakkari ve Gaziantep'te. Bu 3 kentte yaşayanlar günde 3 sigaradan fazla içiyor.

İstanbul ise 46. sırada yer alıyor. Buna göre İstanbul'da yaşayanlar günde ortalama 1.51 sigara içiyor.

HASTALIKLARA YOL AÇIYOR
Hava kirliliği PM2.5 olarak adlandırılan parçacıkları solumak zorunda kaldığımız için zararlı.Bu parçacıklar akciğer kanseri ya da astım gibi hastalıklara yol açabiliyor.
Eğer belli bir alan içinde 2.5 mikrometreden daha küçük parçacıklar varsa bunlar özellikle akciğere nüfuz edebildiği için daha da tehlikeli oluyor.

[ Guests cannot view attachments ]

Berkeley Earth ise 21.6 μg/m3 ölçüsünde parçacık solumanın sağlık açısından bir sigarayla eşdeğer zarara yol açtığını hesaplıyor. Tavsiye edilen PM 2.5 seviyesi ise 10 μg/m3.

Dünyada 693 yer zararlı eşiğin üzerinde bir hava kirliliği tehlikesiyle karşı karşıya. Mesela Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de görülen son hava kirliliği seviyesi yüzünden 19 milyon kişi günde istemeyerek 44 sigara içmiş oldu.

Bu da sağlık açısından iki paket sigara olarak görülebilecek tehlikeli sınırın üstünde bir rakam. WHO'nun son hesaplamalarına göre dünyada bir yıl içinde üç milyondan fazla kişi hava kirliliğine bağlı sebeplerden hayatını kaybediyor.

[ Guests cannot view attachments ]

WHO'nun hesaplamalarına göre İran'ın Zabol kenti günde 10 sigarayla hava kirliliği açısından en tehlikeli şehir.

Ancak şehirlerdeki hava kirlilik oranları anlık olarak değişebiliyor. Hesaplamadaki 3 bin şehirden üçte birinden daha azı olması gereken hava kirliliği sınırları içinde.

Hindistan ve Çin hava kirliliği açısından en kötü koşullara sahip ülkeler arasında.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10